Epilepsi ve Ben
Hata Öncesi Beyin Dinlenmeye Geçiyor

Monoton işlerde, beynin hata yapmadan yaklaşık 30 saniye önce dinlenmeye geçtiği ve hiçbir şey yapamadığı ortaya çıktı.

Norveç Bergen Üniversitesi’nden Tom Eichele, “Beyin biraz molaya ihtiyacı olduğunu size mesajla yolluyor ve siz o anda hiçbir şey yapamıyorsunuz” dedi. Araştırmanın başındaki Eichele, beynin bilgiyi alamadığı ya da verimli çalışamadığı o

Hata Öncesi Beyin Dinlenmeye Geçiyor

Monoton işlerde, beynin hata yapmadan yaklaşık 30 saniye önce dinlenmeye geçtiği ve hiçbir şey yapamadığı ortaya çıktı.

Norveç Bergen Üniversitesi’nden Tom Eichele, “Beyin biraz molaya ihtiyacı olduğunu size mesajla yolluyor ve siz o anda hiçbir şey yapamıyorsunuz” dedi. Araştırmanın başındaki Eichele, beynin bilgiyi alamadığı ya da verimli çalışamadığı o

Dikkat eksikliği sendromunun ciddiyetini biliyor musunuz?

 Yaklaşık 30 yıldır dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) konusunda çalışan Kanada Toronto Üniversitesi Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Kliniği Direktörü Prof. Dr. Atilla Turgay, bir beyin hastalığı olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, büyük oranda kalıtsal olduğunu belirterek, “Anne ya da babadan herhangi birinde hastalık varsa çocukta olma olasılığı 3’te bir.

Manyetik Uyarım Tedavisi (TMU - rTMS)

PSİKİYATRİDE YENİ TEDAVİ YÖNTEMİ

TRANSKRANİYAL MANYETİK UYARIM TEDAVİSİ (TMU - rTMS)

Türkiye'de Kitap Okuma Alışkanlığı !

Türkiye'de ihtiyaç maddeleri sıralamasında kitabın 235. sırada yer aldığı bildirildi. Bağımsız Eğitimciler Sendikasından (BES) yapılan yazılı açıklamada, sendikanın AR-GE biriminin “Türkiye'nin Okuma Alışkanlığı” adlı bir rapor hazırladığı belirtildi.

Rapora göre, Türkiye'de okunan kitaplar, genellikle “siyaset, aşk, cinsellik” konularını işliyor.

Spina Bifida (Bel Açıklığı)

Spina Bifida, Nöral tüp defekti adı verilen bir grup doğumsal anomalinin bir çeşididir. Açık omurga olarak da adlandırılmaktadır. Genelde omurga kemiği ve bazen de omuriliği etkiler. Nöral Tüp olarak adlandırılan oluşum, embryonik yaşamda bulunan ve beyin ile omuriliği meydana getiren yapıdır. Bu oluşumun gelişiminde meydana gelen anomaliler de nöral tüp defekti (NTD) olarak adlandırılırlar.

Yeni Sağlık Sistemi Nedir?,Kim Nasıl Yararlanacak?

1 Ocak 2007 tarihinden itibaren er, erbaş ve cezaevindeki tutukluyla hükümlüler hariç herkes Genel Sağlık Sigortası sistemine dahil olacak. Dört kişilik bir ailenin aylık geliri asgari ücretin altındaysa sigorta primlerini devlet karşılayacak

Bu yıl çıkarılan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca 1 Ocak 2007 tarihinde yürürlüğe girecek Genel Sağlık Sigortası (GSS) sisteminde memur, işçi, esnaf ve yeşil kartlılar arasında ayrım kalkacak. Bugüne kadar sadece memurların doğrudan gidebildiği üniversite ve araştırma hastanelerine yılbaşından itibaren işçi, esnaf, yeşil kartlı ve emeklilerin gitmesi de kolaylaşacak. Çiftçilerin prim borcu ürün bedellerinden kesilecek. 18 yaşından küçükler ücretsiz sağlık hizmeti alacak. Acil servislere gelen hastalardan para talep edilmeyecek.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SSGSSK) uyarınca er ve erbaşlarla cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüler dışındaki herkes genel sağlık sigortalısı sayılacak. Önceden farklı kanunlara tabi olan ve SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı gibi farklı kurumlar aracılığıyla sağlık hizmeti alanlar artık SGK aracılığıyla sağlık hizmeti alacak. Sağlık hizmetlerinden yararlanma, hastanelere gitme konusunda aralarında hiçbir ayrım kalmayacak. Herkes, SGK'nın anlaşmalı olduğu sağlık merkezlerinden hizmet alabilecek.

Sağlık merkezlerinde sağlık karnesi yerine kimlik, ehliyet, evlilik cüzdanı gibi belgelerin gösterilmesi yeterli olacak. Otomasyon sisteminin oturmasıyla, hastaların tüm kişisel bilgileri TC kimlik numarası bilgisayara girilince görülebilecek.

Sistemin yumuşak karnı

İşçi, memur, esnaf ya da emekli olmayanlar, en az brüt asgari ücretin yüzde 12'si oranında prim ödeyerek sağlık hizmetinden yararlanabilecekler. Halen yeşil kartlı olanların primlerini devlet karşılayacak. Bu amaçla 2007 yılı bütçesine 2.6 milyar YTL ödenek konuldu.

Kimlerin primini devletin karşılayacağının hesaplanmasında, bir ailenin, aile fertleri başına düşen gelirinin net asgari ücretin üçte birinden az olup olmadığına bakılacak. Örneğin, dört kişilik bir ailenin aylık geliri (bugünkü asgari ücrete göre kişi başına 127 YTL üzerinden) 508 YTL'nin altında ise bu ailenin primini devlet ödeyecek. Bu ailenin geliri 508 YTL ve üzerinde ise en az asgari ücretin yüzde 12'si oranındaki 64 YTL'lik aylık primi, kendilerinin ödemesi gerekecek.

GSS'nin yumuşak karnını da bu durum oluşturuyor. Zira kanun, teorik olarak Türkiye'de yaşayan herkesi GSS yükümlüsü sayıyor. Bir ailenin kişi başına gelirinin 127 YTL'nin üzerinde olması, o ailenin GSS primini kendisi ödeyecek kadar 'zengin' olduğu anlamına geliyor. Ama devletin yoksulluk kıstasıyla çarşı-pazarın yoksulluk hesabı birbirini tutmuyor. Türkiye'de şu anda 12 milyon 200 bin kişi, yani yaklaşık 3 milyon aile sağlık hizmetini yeşil kartla karşılıyor. Mevcut SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'na tabi olmayan ve yeşil kartlı grubuna da girmeyen milyonlarca aile, 1 Ocak 2007'den itibaren zorunlu olarak aylık 64 YTL GSS primi ödemek zorunda kalacak.

Sorun, bu kesimin prim borcunu ödemediğinde ortaya çıkacak. 5510 sayılı kanunda, işçi, memur, esnaf olmayan ve hiçbir kaydı bulunmayan kişilerden sağlık priminin nasıl tahsil edileceği konusu belirsiz.

Çiftçinin primi hasattan

Kanunun 88'inci maddesine göre, çiftçilerin prim borçları, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden tahsil edilecek. SGK, ürününü Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), üretici birlikleri ya da kayıtlı sistem içinde ürün borsalarında satan çiftçilerin ürün bedellerinden,borç tutarını geçmemek şartıyla, yüzde 1 ile 3 oranları arasında kesinti yapacak. Kesintiler başladığında ise kamuoyundan sert tepkiler gel-mesi kaçınılmaz olacak. Ürününü TMO ya da üretici birliklerine satmayıp, kayıtsız şekilde tüccara satan çiftçilerin durumu da belirsiz.

Ne yoksul grubuna giren, ne de aile bütçesinden sağlık primine para ayıracak kadar zengin olmayan kesimin en büyük tesellisi ise 18 yaşından küçük çocuklarının, ana ya da babanın sigortalı olup olmadığına bakılmaksızın ve ayrıca bir işleme gerek duyulmadan sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlandırılacak olması.

Üniversite hastaneleri için sevk zinciri

Yeni sistemde üniversite ve araştırma hastanelerinde ayakta tedavilerdeki muayenelere olanak sağlanıyor. Bu nedenle üniversite hastaneleri ile İstanbul Okmeydanı, Ankara Numune gibi araştırma hastanelerinde yığılma olabilecek. Bu durum sevk zinciriyle önlenecek. Hastalar küçük çaplı rahatsızlıklar ve yaralanmalarda önce en yakın sağlık ocağı, ardından devlet hastanesine yönlendirilecek. Üniversite ve araştırma hastaneleri ise son aşama olacak. Bu zincirin özendirilmesi için, sağlık ocağındaki muayenede katkı payı alınmayacak, doğrudan üniversiteye gidenlerdense 10 YTL'ye kadar katkı payı alınacak.

Anlaşmasız kuruma fark ödenecek, 'acil' ücretsiz

Acil hastalar, SGK ile anlaşması olsun ya da olmasın, kamu veya özel sektöre ait en yakın sağlık merkezine başvurabilecek. Acile gelen hastaların sadece kimliklerinin gösterilmesi yeterli olacak. Bu kişilerden herhangi bir para talep edilmeyecek, ücret SGK'dan talep edilecek.

Kişiler, sevk zincirine uymak kaydıyla tedavilerini SGK anlaşması olmayan sağlık merkezlerinde de yaptırabilecek. Bu durumda GSS, aynı tedavi için anlaşmalı hastanelere ödediği bedelin yüzde 70'ini karşılayacak. Sevk zincirine uymanlara ise aynı tedavi için anlaşmalılara ödenen ücretin yüzde 50'si ödenecek. Ödemeler fatura karşılığı yapılacak.

Ortez, protez ve ilaçta katkı payı var

Ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleriyle ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için hastalardan yüzde 10 ila yüzde 20 arası oranlarda katkı payı alınacak. Bu katkı payı miktarı, asgari ücretin yüzde 75'ini (bugün için 398 YTL) aşamayacak. Kronik hastalıklara ilişkin ilaçlarla yatarak tedavide kullanılan ilaçlar için katkı payı ödenmeyecek. Bu katkı payları ilk üç yıl yüzde 50 indirimli uygulanacak. Diş çekimi, konservatif diş tedavisi ve kanal tedavisi, travmaya ve onkolojik tedaviye bağlı protez uygulamaları, 18 yaşını doldurmamış kişilerin ortodontik diş tedavileriyle 18 yaşını doldurmamış veya 45 yaşından gün almış kişilerin diş protezlerinin bir bölümünü GSS karşılayacak.

Kök hücre tedavisi ve tüp bebeğe olanak

Evli sigortalıların en fazla iki denemeyle sınırlı kalmak şartıyla tüp bebek tedavisi karşılanacak. Kadının 23 yaşından büyük, 39 yaşından küçük olması gerekecek. Ailedeki sigortalının ise en az beş yıldır genel sağlık sigortalısı ve 900 gün prim ödemiş bulunması gerekecek. Sigortalılar, ilk deneme için yüzde 30, ikinci için de yüzde 25 oranında katkı payı ödeyecek. Tüp bebekteki katkı payında, 398 YTL'lik katkı payı limiti dikkate alınmayacak. Kök hücre nakli ve hücre tedavisi hizmeleri de sigorta kapsamında.

'Otel hizmeti' ve prof. farkı alınabilecek

Yeni sistemde sözleşmeli sağlık kurumları sigortalı hastalardan herhangi bir fark ödemesi talep edemeyecek. Anlaşmalı hastaneler sigortalılardan sadece 'otelcilik hizmeti'yle 'öğretim elemanı farkı' adı altında ilave para talep edebilecek. Yani, hastanede tek kişilik özel odada kalmak isteyenlerle muayenesini belli bir doçent veya profesör gibi öğretim üyesinin yapmasını isteyenler, fark ödemek zorunda kalacak. Ancak ödenecek bu fark, kurumun söz konusu hizmetler için belirleyeceği fiyatın iki katını aşamayacak. Sistem ayrıca öğretim üyelerinin zorunlu

olarak girmesi gereken ameliyatlarla ilgili bir fark ödenmesine de izin vermiyor

Kaynak:www.muhasebenet.net   2006

Makalelerim

Forumlarım


    Çevrimiçi üyeler

    Şu an 1 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrimiçi.

    Çevrimiçi kullanıcılar

    • annecik

    Yeni Üyeler

    • özcan
    • dodo
    • HİVRON
    • AKIN_ANK
    • songulyaman