Duygularımız hayatımızda çok önemli bir yere sahiptir, ve davranışlarımızı, düşüncelerimizi, kararlarımızı ve diğer kişilerle iletişimimizi etkiler. Hem akıl hem de fiziksel sağlığımız için duygularımızı kontrol altında tutabilmek son derece önemlidir.
Uzmanlar, duyguların kontrolünde yaşanan güçlüklerin, anksiyete ve ruhsal bozuklukların altında yatan başlıca sebep olduğunu belirtiyorlar.
Dr. Philippe R. Goldin başkanlığında yürütülen bir araştırmada, negatif duyguların düzenlenmesinde kullanılan iki önemli strateji, kognitif değerlendirme ve düşüncelerin bastırılması yöntemleri karşılaştırıldı. Goldin, kognitif değerlendirme ile, üzücü durumların pozitif yönlerinin görülebildiğini, ve bu şekilde negatif duyguların seviyesinde düşme meydana geldiği, ve kişinin kendini daha iyi hissettiğini belirtiyor. Ancak düşünceler bastırıldığında, psikolojik tepkiler artıyor ve kişi kendini daha kötü hissediyor.
Sağlıklı kadın katılımcılara nötr ve negatif etkilere sahip görüntülerin izletilmesi sonrasında yapılan değerlendirmeler sonucunda, akılcı yaklaşımların negatif duyguları ve olumsuz yüz ifadelerini azalttığı belirlendi. Araştırmacılar, olumsuz olaylarla ilgili yeniden yapılan değerlendirmeler sırasında prefrontal kortekste kognitif düzenlemeyi sağlayan aktivasyonların gerçekleştiğini, ve bunun devamında olumsuz duyguları destekleyen, beyindeki amigdala ve insula bölgelerinde aktivasyonun azaldığını açıklıyorlar.
Yale Üniversitesi’nden John H. Krystal, bu çalışmayla elde edilen verilerin, düşüncelerin bastırılmasının strese neden olduğu görüşünü desteklediğini belirtiyor ve ekliyor: “Olaylara bu şekilde yaklaşan kişilerde negatif duygular daha çok artıyor, ancak durumu yeniden akılcı bir şekilde değerlendirmek, stresle mücadeledeki en başarılı stratejilerden biri olarak karşımıza çıkıyor.” Kaynak: http://www.realage.com.tr

