Epilepsi ve Ben
Yeni İş Kanunu ve Özürlülük Yasası
A-Yeni Kanun’la gelen özürlü emekliliği
• 5510 sayılı Kanun’un 28’inci maddesi 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girecektir ve SSK ve Bağ-Kur’lular ile reformdan sonra ilk defa işe girecek olan memurlar için geçerlidir. Yeni düzenlemeye göre;
• 1- Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce yüzde 60 ve daha fazla oranda hastalık veya özürü
Yeni İş Kanunu ve Özürlülük Yasası
A-Yeni Kanun’la gelen özürlü emekliliği
• 5510 sayılı Kanun’un 28’inci maddesi 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girecektir ve SSK ve Bağ-Kur’lular ile reformdan sonra ilk defa işe girecek olan memurlar için geçerlidir. Yeni düzenlemeye göre;
• 1- Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce yüzde 60 ve daha fazla oranda hastalık veya özürü
İyi Uyumak, Bol Su İçmek, Egzersiz Yapmak Belleği Güçlendirir

Doç. Dr. İşeri, öğrenmenin çevreden gelen duyusal uyaranların ve bilginin beyne alınması, işlenmesi, beyne ait hale getirilmesi, belleğin ise bu verilerin depolanabilmesi, istenildiğinde geri çağrılarak yeniden kullanılması yeteneği olarak tanımlandığını belirtti.

İnsanın çok sayıda bilgi edindiğini ifade eden İşeri, ''Tüm öğrenilenleri depolayan tek bir beyin dokusu yoktur, bellek fonksiyonlarında tüm beyin işlev görür'' diye konuştu.

Engellilerle derdiniz ne, onları neden engelliyorsunuz?

Devlet İstatistik Enstitüsü Kurumu (DİEK) ülkemizde şu veya bu şekilde 8 milyon engelli vatandaşımızın olduğunu belirtiyor.

Bunların içerisinde yine DİEK verilerine göre 690 bin engellinin eğitime ihtiyacı var. Bu veriler elde edilince 2005 yılında çıkartılan 5378 sayılı Özürlüler Kanunu gereğince engellilerin eğitim masrafının karşılanması hakkı verildi.

''Evlerinizi 15 dakika havalandırın'' önerisi
Türk Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Radyasyon
Sağlığı ve Güvenliği Dairesi Başkanı Dr. İsmail Arıkan, ''Eğer
evlerimizi günde en az 15 dakika havalandırmazsak akciğer kanserine
neden olan radon gazını solumuş oluruz'' dedi.

Arıkan,
TBMM Çevre Sorunlarının Araştırılarak Sürdürülebilir Çevre Politikası
İçin Alınması Gereken Önlenmelerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis
Sadece yediklerimiz mi zehirler sanıyorsunuz?

Rengarenk giysilerimizin, hatta masum beyaz tişörtün bile vücudumuza ne kadar çok kimyasal soktuğunu biliyor muydunuz?Bütün pamuklu giysilerde klor kullanılarak önce beyazlatma işlemi yapılıyor. Sonra da giysilerin istenen rengi alabilmesi, yani boyama işlemi için, dioksin, hidrojen, peroksit, formaldehit gibi ağır metaller kullanılıyor.

Mutluluğun Reçetesi

Mutluluğun Reçetesi Karakter Boyu:
 
Nil Otova

09 Nisan 2008

Dünyaya nasıl bakarsak öyle görünüyor. Ruhumuz ya huzur buluyor ya da kirletiyor!

 

 

 

Her baharda ben yeniden doğarım. Kediler
çiftleşmek için çığlık çığlığa penceremin önünde dolaştıklarında,
baharı yakınımda hissederim. Sonra ilk papatyanın yol kenarlarında
başını kaldırmasını beklerim, ilk leyleği nerede gördüğüme dikkat
ederim, beton yollarda her taş aralığından başını kaldıran yeşilliğe
selam veririm…

Bu yüzden kendimi şanslı buluyorum, çünkü
bunları görebiliyorum, çünkü genetik mirasım çok güzel, çünkü insanlar
sonradan pozitif olamaz diye düşünüyorum.

Bana göre hayata
güzel bakabilmek de doğuştan kazanılan bir yetenektir! Ben hayatın
engebeli yollarında ilerlerken zaman çarkları arasında ezilip bükülerek
güçlenirken güzellikleri kaçırmadan yürüyebildim. Çünkü ben bir
çocuk-kadınım, annem gibi…

Ama kimileri mutsuz doğar, ne
yapsanız nafile, bir türlü mutlu olmazlar. İşte bu tip insanlar birer
enerji hırsızıdır Farkına varmadan kendinizi kaptırırsınız ve onların
sorunlarına çözümler üretirsiniz… Ama bir de bakarsınız ki, siz çözüm
ürettikçe sorunların yenisi geliyor. “Hep de beni bulur!” derler, oysa
sorun üreten kendileridir. Aslında sorun üretenlerin sorunlarıyla
oyalanan, “benden daha iyi insanlar” da vardır. Ama siz bu iki gruba da
girmiyorsanız, hayatı sorgulayarak ve anlam katacak işler yaparak
geçirmeyi iş ediniyorsanız, aman dikkat derim…

Kendi ayaklarınız
üzerinde dimdik durup dünyaya bazen bir çocuğun gözleriyle bakmak
hayatınıza anlam katmak için yeter. Mutluluğun reçetesi bu olsa gerek…
Ben psikolog değilim ama insanlar söz konusu olunca kendimi korumak ve
mutlu olmak adına şu üç kurala dikkat ederim:

1. İnsanları
yargılamaktan vaz geçtim, kendi kendinize sorsanıza, siz kim
oluyorsunuz da karşınızdakini yargılıyorsunuz! Sizin doğrularınız
karşınızdakinin doğrularıyla kesişmeyebilir Ayrıca “doğrular” da
tartışılır. Bulunduğumuz coğrafya, toplum, gelenekler, görenekler ve
elbette ki aile yapısı davranışlarımızı biçimlendiriyor…

2. İnsanları
oldukları gibi kabul etmeyi öğrendim. Çünkü bir yerden sonra siz
kimseyi değiştiremezsiniz, kendi doğrularınızın kalıbına sokamazsınız.
Bırakın “diğeri” bildiği gibi yaşasın… Çocuklarımız bile kişilik sahibi
olurken sizin yolunuzdan ayrılabiliyor… İlle de kendi kalıbınıza
sokmaya kalkarsanız zayıf kişilikli çocuklarınız olabilir. Sadece
kendiniz iyi bir örnek olarak onlara yol gösterebilirsiniz. Aynı
şekilde sevdiğiniz insanı da değiştiremezsiniz, onun uğruna kendinizi
de değiştiremezsiniz. Sevgi, farklılıkların buluşmasıdır bana göre.

3. Enerji
hırsızlarından kendimi koruma alışkanlığı edindim. Kimler bunlar? Size
sürekli sorunlarını getiren, sorunlarının çözümünü sizde arayan, sözüm
ona iyilik yapmaya kalkarak hayatınıza karışan, yukarıdaki kuralları
çiğneyerek sizi değiştirmeye kalkan insanlardır, dostlardır,
sevgililerdir… Kendini kusursuz görüp sizi eleştirenlerdir… Bilginize,
sevginize, dininize, görüşlerinize karışma hakkına sahip olduklarını
sananlardır. Oturdukları yerde, televizyondaki haberlere yorum getirip
ortalığı kasıp kavuranlardır (zaten harekete geçenler konuşmazlar). Ve
siz de farkına bile varmadan onların karşısında kendinizi savunurken
bulabilirsiniz! Kafanız karışır, çünkü bunlar sevdiğiniz insanlar da
olabilir, hayır diyemeyeceğiniz insanlar da!

Ben onları hayatımdan uzaklaştırarak korunmayı öğrendim. BUNUN BAŞKA YOLU VAR MI?

Çünkü dünyaya nasıl bakarsak, dünya da bize öyle görünüyor, çünkü dinlediklerimiz ya ruhumuza huzur veriyor ya da kirletiyor!

   

Makalelerim

Forumlarım


    Çevrimiçi üyeler

    Şu an 8 üye ve 37 misafir çevrimiçi.

    Çevrimiçi kullanıcılar

    • yaren
    • Denizhan
    • karmoko
    • ilknurkaymak
    • mucurlu
    • buyruk
    • annecik
    • safiyebilgin

    Yeni Üyeler

    • umitgokbegen
    • hale demir
    • ismail06
    • psiRie
    • Biglord