Mükemmel Bebek Beklentisi
İnsanlar değişik nedenler sebebiyle bebek sahibi olmayı seçerler. Pek çok insan için görünen sebep evliliklerini doruğa çıkarmak ve ilişkilerini tamamlayıcı bir unsur olarak bebek sahibi olmaktır. Hamilelik boyunca ebeveynler özellikle de anne zihninde doğacak çocuğun bir biçimini oluşturur. Bu biçim genellikle kendisinin, yakın çevresinin beklentileriyle oluşmaktadır. Bu psikolojik hazırlık mükemmel bir bebeğin doğması beklentisi içinde olmak kadar tam tersi bir bebeğin doğacağı endişesini de içinde barındırır. Buna rağmen normal koşullarda hiçbir ebeveyn bebeklerinin özürlü doğacağı düşüncesi içinde değildir (Gargulio,1985).
Ailede çocuğun doğumuyla ilgili beklentiler giderek onun ileriki yaşlarını da içeren düş ve fantazilere dönüşür. Bu beklentiler aynı zamanda toplumda kabul gören beklentilerle beslenen başarıyla tamamlanacak bir hayattır. Özürlü bir çocuğun doğumu ailenin bu beklenti ve düşlerin sonunu getirir. Ailenin beklentileri ve gerçek arasındaki fark arttıkça ailenin gerçekle baş etmesi ve gerçeği kabul etmesi daha da zorlaşır.
Çocuklar aileler için çoğu zaman neşenin ve kederin kaynağını oluşturur. Aynı zamanda çocuk aile için kişisel başarı anlamını taşır. Ayrıca çocuk aile tarafından ölümsüzlüğe doğru atılmış bir adım olarak görülmektedir.
Ross tarafından yapılan gözlemlere göre, normal doğan çocuk kişisel bir başarı olarak görülmektedir (bak ne kadar iyiyim, bakın ne yaptım). Özürlü bir çocuk ise özellikle anne için bir mutsuzluk ve başarısızlıktır (başaramadım, iyi değilim).
Anneler, yeni doğan çocuğun baba üzerindeki ilk etkilerini endişeyle beklerler. Anne çocuğu doğurduğu için onu kendi ürünü olarak algılar ve özürlü bir çocuğun doğması durumunda kocasının yaşadığı düş kırıklığından kendisini sorumlu tutar.
Bazı durumlarda çocuğun aile bağlarını kuvvetlendirmesi eşler arasındaki yaklaşmayı daha da arttırması beklenir. Özürlü bir çocuğun doğumu ise aileye ek sorunlar getirebilir.
Çocuk tanrı tarafından aileye sunulmuş bir armağandır. Çocuğun özürlü olması durumunda ise armağanın bir değeri kalmaz ya da değeri azalır. Bu durumda aile tanrını kendilerini cezalandırdığını düşünebilir.
Aile çocuk büyüyüp geliştikçe onunla ilgili düşleri de büyür gelişir. Çocuğun ilk sözcüğü, ilk adımı, okuldaki ilk günü aile için mutluluk anne ve baba bu ilklerin gecikmesiyle kendilerini karanlıkta hisseder ve ailenin yaşamındaki düzen bozulur .
Makale Yazarı : Nihal Özcan
Kaynak Websitesi : www.rehabilitasyon.com
Kaynak Bağlantı Adresi: http://www.rehabilitasyon.com/index.php?act=showarticles&ctid=-1&act2=re...

