Epilepsi ve Ben
Alzheimer hastalığının ilacı nikah yüzüğü

İstanbul Üniversitesi Nöroloji Anabilim
Dalı öğretim üyesi ve Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Emre,
evli ya da düzenli bir ilişkisi olanların Alzheimer hastalığına
yakalanma riskinin daha düşük olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Emre, yaptığı yazılı açıklamada,
Alzheimer hastalığının, ''ileri yaşta bazı kişilerde bellek yıkımı

Alzheimer hastalığının ilacı nikah yüzüğü

İstanbul Üniversitesi Nöroloji Anabilim
Dalı öğretim üyesi ve Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Emre,
evli ya da düzenli bir ilişkisi olanların Alzheimer hastalığına
yakalanma riskinin daha düşük olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Emre, yaptığı yazılı açıklamada,
Alzheimer hastalığının, ''ileri yaşta bazı kişilerde bellek yıkımı

İlk insansı robot Jules’la saniye başına 25 ifade!

Radikal 13/11/2008
Bilim insanları ilk insansı robotu yarattı.‘Jules’ adı verilen, vücutsuz ve çift cinsiyetli tasarlanan robot gerçek duyguları ifade edebiliyor.

LONDRA - İngiliz bilim insanları ilk ‘insansı’ robotu yarattı. West of England ve Bristol üniversitelerinin Bristol Robot Laboratuvarı’nda yürüttüğü çalışmayla üretilen robot, tıpkı bir insan gibi mimikler yapıp ağzını hareket ettirebiliyor.

Belki de bir uyku hastalığınız var!

Gün boyunca hissedilen güçsüzlük ve dinlenmeden uyanma, yorgunluk, halsizlik, isteksizlik, dikkatsizlik, huzursuzluk, sinirlilik, mutsuzluk, dikkat dağınıklığı gibi istenmeyen durumlar sıklıkla bir uyku sorununun belirtileri olabilir.

Eşdeğer İlaç ve Önemi

Bilim İlaç eşdeğer ilaç geliştirme çalışmaları yapabilen Türkiye'nin başta gelen firmalarındandır. Ürün geliştirme çalışmalarının bazını oluşturan Eşdeğer İlaç kavramına bir göz atalım.

Eşdeğer ilaç nedir?

Eşdeğer ilaç; patent süresi sona ermiş orijinal farmasötik ürünün terapötik eşdeğeri olan üründür.

Ekim-Kasım 2008 Dönemi Özürlü Memur alım İlanı

Ekim-Kasım 2008 Dönemi Özürlü Memur alım İlanı
10 kamu kurumu özürlü memur alımı ilanına çıktı. Çoktan seçmeli test ile yapılacak alımlara başvurabilmek için En az %40 oranında özürlü raporuna sahip olmak gerekiyor. Başvuru yapmayı düşünenlerin ilanı veren kamu kurumlarına başvurması gerekmektedir.

BAŞBAKANLIK DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINDAN:

İTT, epilepsi hastalığına çare arıyor

İleri Tıp Teknolojileri (İTT), AB 6. Çerçeve Programı'nda Avrupa'nın 13 ülkesinden 30 şirketle epilepsi (sara) hastalığında yeni stratejiler geliştirmek üzere yürütülen EPICURE projesine dahil oldu.  Toplam bütçesi 14 milyon Euro olan, 4 yıl sürecek projenin 10 milyon Euro'su AB tarafından finanse ediliyor. 

1 Ocak 2007'de başayan proje kapsamında İTT, kendi bünyesindeki GENAR Biyoteknoloji ve Moleküler Genetik Laboratuvarları'nda, Avrupa'dan toplanacak 2 bin örnek ile bir milyona yakın genetik analiz gerçekleştirecek. İTT Ar-Ge Koordinatörü Tomris Cesuroğlu EPICURE projesini ve Avrupa’nın bilim araştırma kulübüne dahil olma süreçlerini anlattı.

 - İleri Tıp Teknolojileri ve GENAR laboratuvarlarını tanıtır mısınız?

İleri Tıp Teknolojileri Ltd. şti. (İTT) Ar-Ge üzerine çalışmak üzere 2001'de kuruldu. Biyoteknoloji ve özellikle genomik alanındaki ilerlemeleri takip ediyor. Bu konudaki bilimsel gelişmeleri insan sağlığına katkı sağlayan ürün ve hizmetlere dönüştürmeyi amaçlıyor. 2004'te Hacettepe Teknokent'te GENAR Biyoteknoloji ve Moleküler Genetik Araştırma ve Uygulama Laboratuvarları'nı kurduk. Türkiye'nin ve bölgenin en yüksek kapasiteli moleküler genetik analiz laboratuvarları olan GENAR, günlük 10 bine yakın genotipleme ve bir milyona yakın baz sekanslama kapasitesine sahip.

İTT, 2006'da yine Hacettepe Teknokent'te yer alan TOGEN Toplum Sağlığı Genomiği ve Kişiye Özel Tıp Uygulamaları Merkezi'ni kurdu. TOGEN bu alanda Avrupa'da Cambridge ve Bielefeld'den sonra kurulmuş üçüncü merkez olup kısa bir sürede European Public Health Genomics Network'ün 'collaboration center'i (etkileşim ve yardımlaşma merkezi) oldu

  - Epilepsi konusunda AB ülkelerinden kuruluşlarla yürüttüğünüz EPICURE projesinin amacını ve projedeki rolünüzü anlatır mısınız?

Toplumun yaklaşık yüzde 1'inde görülen epilepsi, yani sara hastalığı hastaların yaşam kalitesini son derece olumsuz etkiliyor. Mevcut ilaçlar bu hastalığın kontrol altına alınmasında sınırlı bir başarı gösteriyor. Özellikle, hastaların üçte birini oluşturan ilaca dirençli vakalar için bilim dünyasının yeni tedavi stratejileri geliştirmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada devreye 'farmakogenetik' adında yeni bir kavram giriyor. Bireylerin genetik yapısındaki ufak değişiklikler bireyler arasındaki farklılıklarda büyük rol oynar. Polimorfizm adı verilen bu değişiklikler hem dış görünüşteki, hem hastalıklara yatkınlıktaki, hem de ilaçlara verdikleri cevaptaki farklılıklardan sorumlu. Bireylerin genetik yapısının ilaçlara verdikleri cevabı nasıl etkilediğini araştıran alana 'farmakogenetik' adı veriliyor.

Epilepsinin moleküler temellerini ortaya çıkarmak ve farmakogenetik yaklaşımlar da kullanarak yeni tedavi stratejileri geliştirmek hedefiyle yola çıkan EPICURE - Fonksiyonel Genomik ve Epilepsi Nörobiyolojisi projesi, aralarında GENAR'ın da olduğu Avrupa'nın 13 ülkesinden epilepsi alanında önde gelen 30 kuruluşu tarafından yürütülüyor.

EPICURE beş ana alt projeden oluşan ve 6. Çerçeve Programı (ÇP) kapsamında 'entegre proje' olarak nitelendirilen bir proje. Her biri başlı başına büyük olarak nitelendirilebilecek bu beş proje, epilepside yeni tedavi yaklaşımlarına zemin oluşturma hedefine yönelik olarak birbirini tamamlayıcı bir şekilde tasarlanmış. Proje kapsamında bir beyin dokusu bankası da kurulması hedefleniyor.

EPICURE'un toplam bütçesi 14 milyon Euro civarında ve bunun 10 milyon Euro'su Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. 4 yıl sürecek olan proje 1 Ocak 2007'de başladı. Proje ortakları arasında yer alan GENAR Biyoteknoloji ve Moleküler Genetik Laboratuvarları projenin epilepsi farmakogenetiği alanındaki çalışmaları kapsamında Avrupa'dan toplanacak 2 bin örnek ile bir milyona yakın genetik analiz gerçekleştirecek.

 - Onlardan neler öğrendiniz ve siz onlara neler kattınız?

 

ImageGerçekleştirdiğimiz genetik analizlerin yanı sıra bizim projeye önemli bir katkımız sonuçların toplum sağlığı genomiği açısından değerlendirilmesi ve kişiye özel tıp uygulamaları kapsamında kullanılmasını sağlamak noktasında olacak. İTT bünyesindeki Toplum Sağlığı Genomiği Merkezi (TOGEN), genetik ve genomik araştırma sonuçlarının sağlık profesyonelleri ve bireyler tarafından kullanılabilir bilgilere ve hizmet paketlerine dönüştürülmesi konusunda uzmanlaşmış bir kuruluş. Ortaya konacak araştırma sonuçları koruyucu sağlık yaklaşımı açısından bireylerin epilepsiye genetik yatkınlıklarının tespiti için kullanılabilecek. Ayrıca epilepsi tedavisi üzerine çalışan klinisyenlerin tedavi planlarında doğru ilaç seçimi yapmalarına yardımcı olacak genetik analiz panellerinin geliştirilmesi için de kullanacak. Bu çalışmalarla TOGEN olarak projenin sonuçlarının kullanılabilir çıktılara dönüştürülmesinden sorumlu komiteye de önemli katkılarımız olacak. Bu komitenin beş üyesi arasında yer alan ve şirketimizin kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı olan Dr. Serdar Savaş, uzun yıllar toplum sağlığı alanında çalışmış biri. Kendisi halen bir Avrupa Birliği projesi olan Avrupa Toplum Sağlığı Genomiği Network'ünün yönetim kurulu
üyesi.
İTT, Avrupa'nın bilimsel araştırma kulübüne girdi

Image

    - Bu proje sayesinde şirketinizde ne gibi kazanımlar oldu?

Bizim için kazanımlardan birincisi ve belki de en önemlisi, “Avrupa'nın bilimsel araştırma kulübüne dahil olmak”. ÇP'lerde kabul edilen projelere bakıldığında konsorsiyum liderinin daha önceden başarılı olmuş projelerinde aktif rol oynayan ortaklar arasında olduğu görülüyor. Bu nedenle ÇP'lere katılan araştırma kuruluşları arasında yer almak ileride kendi projelerimizi hazırlamak ve sunmak açısından önemli bir kazanım sağlıyor.

Proje hem GENAR hem de TOGEN açısından Ar-Ge kapasitemizi genişletmemize ve Ar-Ge kültürümüzü geliştirmemize önemli katkılar sağlıyor. AB Çerçeve Programı projesinin nasıl işlediği ve nasıl yürütüldüğünü içinde yer alarak öğrenmek projede yer almanın bir diğer önemli katkısı.

Tabii ki, sonuçlardan elde edilecek fikri mülkiyete ortak olma bizim için önemli bir potansiyel. Ancak bu tür büyük projelerde önceden somut olarak hangi çıktıların fikri mülkiyete konu olacağını belirlemek pek mümkün olmayabiliyor.

 

Son olarak çok önemli bir ulusal kazanımdan bahsetmek isterim. Bu da ülkemizde ilk defa tersine bir genetik materyal akışı olması. şimdiye kadar birçok klinik araştırmada ülkemiz hasta örneği ve verisi sağlayan ortak pozisyonunda kalıyordu. GENAR Laboratuvarları'nın altyapısı ilk kez böyle çok merkezli bir projede ülkemize hasta örneklerini toplayarak, genetik analiz yapan ülke olma özelliğini kazandırdı.

- Proje süresince hangi zorluklarla karşılaşıldı? Bunlar nasıl aşıldı?

 

Türkiye'de bir firmanın, özellikle de bir KOBİ'nin Ar-Ge yapması oldukça zorlu bir süreç. 6. ÇP'de, KOBİ olarak bütçenin yüzde 50'sini karşılamamız gerekiyordu. Bu durum, ülke şartlarının da ötesine çok önemli bir yük yaratıyor. Ancak İTT olarak, Ar-Ge kapasitemizi geliştirmek ve Türkiye'yi böyle bir ortamda yüksek teknolojik bir platform ile temsil etmek için bu yükü göze aldık.  Operasyonel açından olası sorun alanlarından biri, genetik analizlerle ilgili olarak yurtdışından alınması gereken reajenlerin gümrük işlemleri.

 

    - TÜBİTAK'tan destek aldınız mı?

 

TÜBİTAK Çerçeve Programları Koordinasyon Ofisi ile projeden çok daha önce başlayan bir iletişimimiz vardı. Özellikle Ulusal Koordinatör Doç. Dr. Nilay Başaran ve yaşam bilimleri alanındaki Ulusal İrtibat Noktası olan Sn. Ahu Yücesoy hem 6. ÇP konusunda kendimizi hazırladığımız dönemde, hem de proje teklifi ve proje hazırlıkları sırasında hemen her konuda yönelttiğimiz sorularda ve sorunlarda bize destek oldular.

 

Teknolojik altyapı avantaj sağlıyor

 

    - Bir AB 6. ÇP projesine dahil olmanızdaki kritik başarı faktörleri nelerdi?

 

ImageEn önemlisi, proje öncesinde hazır ileri teknolojik bir altyapımız olmasıydı. Çünkü projenin sınırlı bütçesini verimli kullanmak proje ortakları için önem taşıyor. Bu proje gündeme gelmeden çok daha önce AB 6. ÇP'ye ilgi göstermiş, bu alandaki projelere nasıl girebileceğimizi araştırmaya başlamıştık. İlgili eğitimleri almış ve süreci biliyor olmamız özellikle idari ve mali konularda doğru kararlarla projede yer almamızı sağlayan bir faktör oldu. GENAR Labortuvarları'nı kurmamızın ardından Türkiye'de konuyla ilgili önemli akademik merkezleri ziyaret ederek altyapımızla ilgili bilgileri vermiş, ortak projeler yapma arzumuzu bildirmiştik. Üniversite - sanayi işbirliğinin Ar-Ge'nin her aşamasında başarıya ulaşmada kritik rol oynadığını düşünüyoruz. EPICURE projesine dahil olma sürecimizde İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü ile işbirliğimiz bunun en güzel örneklerinden biri. Son olarak, ÇP'ler kapsamındaki proje süreçlerinde sabırlı olmak ve hemen vazgeçmemek gerekiyor.

 

    - 7. ÇP'ye katılmayı düşünen firmalara neler öneriyorsunuz?

 

ImageKritik başarı faktörü olarak belirttiğim hususların sağlanması 7. ÇP'ye katılmayı planlayan firmaların önemli mesafe kat etmesini sağlayacaktır. ÇP'de kabul edilen projelerin konsorsiyum liderleri daha önceden başarılı olmuş ÇP projelerinde aktif rol oynayan, alt projelerin veya iş paketlerinin liderleri olan ortaklar arasında yer alıyor. Yani Türkiye'den kuruluşlar öncelikle başarılı projelerin partneri olmalı, daha sonra lider olarak projeler hazırlamalı ve konsorsiyumlara liderlik yapmalı. Bu çerçevede, Türkiye'den konuyla yeni ilgilenmeye başlayan firmalar için şu anda önemli olan iyi proje yazmaktan ziyade iyi projelere ortak olarak dahil olmak.

 

 

- Proje süresince hangi zorluklarla karşılaşıldı? Bunlar nasıl aşıldı?

 

Türkiye'de bir firmanın, özellikle de bir KOBİ'nin Ar-Ge yapması oldukça zorlu bir süreç. 6. ÇP'de, KOBİ olarak bütçenin yüzde 50'sini karşılamamız gerekiyordu. Bu durum, ülke şartlarının da ötesine çok önemli bir yük yaratıyor. Ancak İTT olarak, Ar-Ge kapasitemizi geliştirmek ve Türkiye'yi böyle bir ortamda yüksek teknolojik bir platform ile temsil etmek için bu yükü göze aldık.  Operasyonel açından olası sorun alanlarından biri, genetik analizlerle ilgili olarak yurtdışından alınması gereken reajenlerin gümrük işlemleri.

 

    - TÜBİTAK'tan destek aldınız mı?

 

TÜBİTAK Çerçeve Programları Koordinasyon Ofisi ile projeden çok daha önce başlayan bir iletişimimiz vardı. Özellikle Ulusal Koordinatör Doç. Dr. Nilay Başaran ve yaşam bilimleri alanındaki Ulusal İrtibat Noktası olan Sn. Ahu Yücesoy hem 6. ÇP konusunda kendimizi hazırladığımız dönemde, hem de proje teklifi ve proje hazırlıkları sırasında hemen her konuda yönelttiğimiz sorularda ve sorunlarda bize destek oldular.

 

Teknolojik altyapı avantaj sağlıyor

 

    - Bir AB 6. ÇP projesine dahil olmanızdaki kritik başarı faktörleri nelerdi?

 

ImageEn önemlisi, proje öncesinde hazır ileri teknolojik bir altyapımız olmasıydı. Çünkü projenin sınırlı bütçesini verimli kullanmak proje ortakları için önem taşıyor. Bu proje gündeme gelmeden çok daha önce AB 6. ÇP'ye ilgi göstermiş, bu alandaki projelere nasıl girebileceğimizi araştırmaya başlamıştık. İlgili eğitimleri almış ve süreci biliyor olmamız özellikle idari ve mali konularda doğru kararlarla projede yer almamızı sağlayan bir faktör oldu. GENAR Labortuvarları'nı kurmamızın ardından Türkiye'de konuyla ilgili önemli akademik merkezleri ziyaret ederek altyapımızla ilgili bilgileri vermiş, ortak projeler yapma arzumuzu bildirmiştik. Üniversite - sanayi işbirliğinin Ar-Ge'nin her aşamasında başarıya ulaşmada kritik rol oynadığını düşünüyoruz. EPICURE projesine dahil olma sürecimizde İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü ile işbirliğimiz bunun en güzel örneklerinden biri. Son olarak, ÇP'ler kapsamındaki proje süreçlerinde sabırlı olmak ve hemen vazgeçmemek gerekiyor.

 

    - 7. ÇP'ye katılmayı düşünen firmalara neler öneriyorsunuz?

 

ImageKritik başarı faktörü olarak belirttiğim hususların sağlanması 7. ÇP'ye katılmayı planlayan firmaların önemli mesafe kat etmesini sağlayacaktır. ÇP'de kabul edilen projelerin konsorsiyum liderleri daha önceden başarılı olmuş ÇP projelerinde aktif rol oynayan, alt projelerin veya iş paketlerinin liderleri olan ortaklar arasında yer alıyor. Yani Türkiye'den kuruluşlar öncelikle başarılı projelerin partneri olmalı, daha sonra lider olarak projeler hazırlamalı ve konsorsiyumlara liderlik yapmalı. Bu çerçevede, Türkiye'den konuyla yeni ilgilenmeye başlayan firmalar için şu anda önemli olan iyi proje yazmaktan ziyade iyi projelere ortak olarak dahil olmak.

 

bilgicagi.com


Çevrimiçi üyeler

Şu an 7 üye ve 48 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi kullanıcılar

  • SERDAR441
  • maske
  • ahözbir
  • AVM
  • aylin
  • annecik
  • murat

Yeni Üyeler

  • AVM
  • ülker yerlikaya
  • asmf
  • semiha2303
  • nazlızeynep