Epilepsi ve Ben
PLAJDA ÇOCUKLARINIZA DİKKAT!
 

Güneşlenen çocuklarda cilt kanseri riskinin artttığı ortaya çıktı.

İsveçli bilimadamları güneşlenen çocuklarda cilt kanseri riskinin daha fazla olduğunu bildirdi.

Uzmanlar İsveç`te en fazla artan tümör şeklinin cilt kanseri olduğunu, bunda insanların yetiştiği çocukluk dönemi içerisindeki güneşlenme oranının fazlalığının da etkili olduğunu ifade etti.

PLAJDA ÇOCUKLARINIZA DİKKAT!
 

Güneşlenen çocuklarda cilt kanseri riskinin artttığı ortaya çıktı.

İsveçli bilimadamları güneşlenen çocuklarda cilt kanseri riskinin daha fazla olduğunu bildirdi.

Uzmanlar İsveç`te en fazla artan tümör şeklinin cilt kanseri olduğunu, bunda insanların yetiştiği çocukluk dönemi içerisindeki güneşlenme oranının fazlalığının da etkili olduğunu ifade etti.

GÜRÜLTÜLÜ ORTAMIN BİLİNMİYEN ZARARLARI

Özellikle yatak odalarında 35 desibelin üzerinde gürültü olan evlerde yaşayanlarda, hipertansiyon görülme oranı ciddi olarak artıyor...

Avrupa’daki önemli bilimsel dergiler arasında yer alan European Heart Journal Dergisi’nin son sayısındaki makaleye yer veren realage, evi havaalanına yakın ya da işlek cadde üzerinde olanların hipertansiyon hastası olmaya aday oldukları belirtildi.

Hata Öncesi Beyin Dinlenmeye Geçiyor

Monoton işlerde, beynin hata yapmadan yaklaşık 30 saniye önce dinlenmeye geçtiği ve hiçbir şey yapamadığı ortaya çıktı.

Norveç Bergen Üniversitesi’nden Tom Eichele, “Beyin biraz molaya ihtiyacı olduğunu size mesajla yolluyor ve siz o anda hiçbir şey yapamıyorsunuz” dedi. Araştırmanın başındaki Eichele, beynin bilgiyi alamadığı ya da verimli çalışamadığı o

Dikkat eksikliği sendromunun ciddiyetini biliyor musunuz?

 Yaklaşık 30 yıldır dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) konusunda çalışan Kanada Toronto Üniversitesi Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Kliniği Direktörü Prof. Dr. Atilla Turgay, bir beyin hastalığı olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, büyük oranda kalıtsal olduğunu belirterek, “Anne ya da babadan herhangi birinde hastalık varsa çocukta olma olasılığı 3’te bir.

Manyetik Uyarım Tedavisi (TMU - rTMS)

PSİKİYATRİDE YENİ TEDAVİ YÖNTEMİ

TRANSKRANİYAL MANYETİK UYARIM TEDAVİSİ (TMU - rTMS)

İnsan derisinden kök hücre elde edildi

Yeni yöntemle, insan embriyosu kullanmaya gerek kalmadan hastanın genetik şifresine göre kök hücre yaratma imkanı doğacak ve böylece hastanın dokuyu ve organları reddetme riski ortadan kalkacak.
 Japon ve Amerikalı bilim insanları, insan derisi hücrelerini kök hücreye dönüştüren bir yöntem geliştirerek, hasta doku veya organların değiştirilmesinde devrim sayılabilecek bir buluşa imza attı.
Amerikalı araştırmacı James Thomson’un Science dergisinin internet sayfasında yer alan makalesinde, bu buluşun araştırmaların seyrini tamamen değiştireceğini belirtti.

Yeni yöntemle, hastanın genetik şifresine göre kök hücre yaratma imkanı doğacak ve böylece hastanın dokuyu reddetme riski ortadan kalkacak.

Japonya’nın Kyoto Üniversitesi’nden Shinya Yamanak başkanlığındaki ekip tarafından yürütülen araştırmalarda, insan embriyosu kullanmaya gerek kalmadan 5 bin hücreden bir kök hücre soyu elde edilirken, ABD’nin Madison kentindeki Wisconsin Üniversitesi’nde 10 bin hücreden bir kök hücre yeniden programlandı.

Japonlar, araştırmalarını, ay sonunda Cell dergisinde açıklayacak.

İlk defa bir deney tüpünde, insan derisinden
kalp kası ve beyin hücreleri geliştirildi. Bu, kök hücre
araştırmalarında insan embriyolarının klonlanmasına duyulan gereksinime
son verebilecek önemli bir buluş.


PROF. WILMUT CENİN KLONLAMAKTAN VAZGEÇMİŞTİ
İlk kopya hayvan Dolly’yi üreten ekibin başkanı, İskoçya’nın Edinburg Üniversitesi’nden Profesör Ian Wilmut da, kısa bir süre önce, kök hücre araştırmalarında insan embriyosu klonlamayı bıraktığını açıklamış, Japonlar tarafından geliştirilen yöntemin ciddi tıbbi sorunların tedavisinde kullanılabileceğine inandığını belirtmişti.

Profesör Wilmut’ın açıklaması, insan embriyosu klonlanmasına karşı çıkan muhafazakar gruplarca da memnuniyetle karşılanmıştı. Ian Wilmut, Daily Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada, Japonya’nın Kyoto Üniversitesi’nden Profesör Shinya Yamanaka tarafından geliştirilen yeni yöntemin, embriyo yapmadan hastanın hücrelerini doğrudan kök hücreye çeviren bir teknik olduğunu ve daha fazla potansiyeli bulunduğunu belirtmişti. Wilmut, “Çalışma şimdilik sadece fareler üzerinde yapılarak başarılı olsa bile, klonlamayı sürdürmeyi mi, yoksa Japonya’daki çalışmayı kopya etmeyi mi kabul etmemiz gerektiğini düşündüğümüzde, Japonya’daki çalışmayı kopya etmeye karar verdik” diye konuşmuştu.

Çok zaman geçmeden Yamanaka yaklaşımını kabul ederek, embriyo yapmadan aynı sonuca ulaşmayı öngördüklerini ve uzun vadede bunun daha yapıcı olacağını düşündüklerini söyleyen Profesör Wilmut, “Birkaç hafta önce nükleer transfer işini (Dolly için kullanılan yöntem) artık sürdürmemeye karar verdim. Yeni yöntemi sosyal açıdan kabul etmek daha kolay olacak” demişti.

Ian Wilmut, yeni yöntemin beş yıl içinde daha iyi geliştirileceğini ve etik açıdan da tıbbi araştırmalar için embriyo klonlamaya göre çok daha kabul edilebilir bir alternatif olduğunu söylemişti.

İnsan embriyosu klonlanmasına karşı çıkan Röprodüktif Etik Yorumu adlı kuruluşun sözcüsü Josephine Quintavalle da, Wilmut’un açıklamalarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, “Sonunda bilimciler de neyin doğru olduğunu görmeye başladılar. Bu bizim için çok önemli. Sonunda sağduyunun galip çıktığını görüyoruz” demişti.

Japonya’da geliştirilen teknikte, genetik açıdan değiştirilmiş yetişkin hücreler, kök hücreler kadar esnek hale getirilebiliyor.

www.ntvmsnbc.com 

Makalelerim

Forumlarım


    Çevrimiçi üyeler

    Şu an 10 üye ve 34 misafir çevrimiçi.

    Çevrimiçi kullanıcılar

    • varaka
    • tugba1910
    • baydo
    • feratartik
    • ilknurkaymak
    • yarence
    • gala_ner
    • HAYAT
    • the_conquer
    • Denizhan

    Yeni Üyeler

    • feratartik
    • baydo
    • Mustafa Karamelek
    • üzgünprenses
    • C3MROCK