Yapılan yeni bir araştırmada, hamileliğinin ilk üç ayını aşırı stresli geçiren annelerin çocuklarında şizofreni görülme riskinin arttığı belirlendi.
Manchester Üniversitesi’nden Ali S. Khashan, hamilelik döneminde annenin psikolojik durumunun bebeğini etkilediği belirtiyor ve ekliyor: “Hamileyken karşılaşılan üzücü olaylar, hem doğum kilosunun düşük olma hem de erken doğum riskini artırıyor.”
Şizofreni, anormal beyin yapısı ve fonksiyonları nedeniyle ortaya çıkıyor, ve bu hastalığın beynin gelişiminin ilk evrelerinde başladığına inanılıyor. Hamilelik sırasında, şizofreniye yatkınlığı bulunan genlerin çevresel faktörlerin de etkisiyle bu riski artırdığı belirtiliyor.
Yapılan çalışmada, 1973 ve 1995 yılları arasında Danimarka’da gerçekleşen 1.38 milyon doğuma ait verilerin incelendiği açıklandı. Sonuç olarak, hamileliğinin ilk üç ayında, bir yakınını kaybetmiş annelerin bebeklerinde şizofreni ve bu bağlı hastalıkların görülme riskinin %67 daha fazla olduğu belirlendi. Araştırmacılar, bir yakının ölüm olayının hamileliğin altı ay öncesinde veya gebelik sürecinin başka herhangi bir döneminde gerçekleşmesinin, şizofreni riskini etkilemediğini ekliyorlar. Ayrıca sadece ölüm değil ciddi bir hastalığın da aynı etkiye sahip olduğu belirtiliyor.
Araştırmacılar, stres durumunda annenin beyninden salgılanan kimyasalların, fetüsün beynini etkileyebildiğini, ve gebeliğin ilk üç ayında anne ile fetüs arasındaki koruyucu bariyerlerin henüz tam olarak oluşmadığını, bu nedenle ilk trimesterdaki etkileşimin en yüksek seviyede olduğunu belirtiyorlar.


