Epilepsi ve Ben
Uyku Sorununun Temeli Bebeklikte

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aksu, insomni (uykusuzluk) hastalarının bazılarında, uyanıklığı sağlayan merkezlerin, hormonların bebeklikten itibaren daha aktif durumda bulunduğunu söyledi.

Aksu, yaptığı açıklamada, uykunun insan yaşamında çok önemli olan bir dönem olduğunu kaydetti.

Uyku Sorununun Temeli Bebeklikte

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aksu, insomni (uykusuzluk) hastalarının bazılarında, uyanıklığı sağlayan merkezlerin, hormonların bebeklikten itibaren daha aktif durumda bulunduğunu söyledi.

Aksu, yaptığı açıklamada, uykunun insan yaşamında çok önemli olan bir dönem olduğunu kaydetti.

Ani uyku atakları hastalık habercisi

Ani uyku atakları geçirilmesinin sebebinin, oreksin hormonu eksikliğinden kaynaklanan narkolepsi (gündüz aşırı uyku eğilimi) olabileceği vurgulandı.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aksu, narkolepsi (gündüz aşırı uyku eğilimi) hastalarının olur olmaz yerlerde kendilerini engelleyemeyecekleri şekilde uyku atakları

Çok Sayıda Benleri Olanlar Güneşten Sakınmalı

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, açık, beyaz bir ten ile cildinde 50'nin üzerinde ben bulunanların güneşe fazla maruz kalmasının ölümcül olabileceğini bildirdi.
Çetinkale, yaptığı yazılı açıklamada, ozon tabakasının incelerek ''ultraviyole B ışınlarının''

Yeni İş Kanunu ve Özürlülük Yasası
A-Yeni Kanun’la gelen özürlü emekliliği
• 5510 sayılı Kanun’un 28’inci maddesi 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girecektir ve SSK ve Bağ-Kur’lular ile reformdan sonra ilk defa işe girecek olan memurlar için geçerlidir. Yeni düzenlemeye göre;
• 1- Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce yüzde 60 ve daha fazla oranda hastalık veya özürü
İyi Uyumak, Bol Su İçmek, Egzersiz Yapmak Belleği Güçlendirir

Doç. Dr. İşeri, öğrenmenin çevreden gelen duyusal uyaranların ve bilginin beyne alınması, işlenmesi, beyne ait hale getirilmesi, belleğin ise bu verilerin depolanabilmesi, istenildiğinde geri çağrılarak yeniden kullanılması yeteneği olarak tanımlandığını belirtti.

İnsanın çok sayıda bilgi edindiğini ifade eden İşeri, ''Tüm öğrenilenleri depolayan tek bir beyin dokusu yoktur, bellek fonksiyonlarında tüm beyin işlev görür'' diye konuştu.

GÜRÜLTÜLÜ ORTAMIN BİLMEDİĞİNİZ ZARARLARI

 

Özellikle yatak odalarında 35 desibelin üzerinde gürültü olan evlerde yaşayanlarda, hipertansiyon görülme oranı ciddi olarak artıyor...

Avrupa’daki önemli bilimsel dergiler arasında yer alan European Heart Journal Dergisi’nin son sayısında, evi havaalanına yakın ya da işlek cadde üzerinde olanların hipertansiyon hastası olmaya aday oldukları belirtildi.

Avrupa Kardiyologlar Cemiyeti tarafından çıkarılan European Heart Journal Dergisi’nde, Oxford Üniversitesinden bir bilim adamının imzasını taşıyan makalede, çarpıcı bir araştırmaya yer verildi.

Söz konusu araştırmada, 140 gönüllü üzerinde yapılan çalışmada gürültünün kan basıncı artışı üzerine etkisi araştırıldı. Havaalanına yakın evlerde veya işlek bir cadde üzerinde oturanlarda, uyku sırasında 15 dakika aralıklarla kan basıncı ve yatak odalarındaki gürültü ölçümü yapıldı.

Uçak ve araç gürültüsünün uykudaki insanların kan basıncında anlamlı yükselmeye yol açtığı tespit edildi. Özellikle yatak odalarında 35 desibelin üzerinde gürültü olan evlerde yaşayanlarda, hipertansiyon görülme oranının ciddi olarak arttığı sonucuna varıldı.

10 DESİBEL ARTIŞ

En az 5 yıl süre ile havaalanına yakın bir yerde veya işlek bir cadde üzerinde ikamet edenlerde beyin kanaması, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabilen hipertansiyonun ortaya çıkma ihtimalinin, büyük oranda arttığı tespit edildi. Araştırmaya göre, yatak odasındaki 35 desibellik gürültüde meydana gelecek 10 desibellik artış, bu kişilerde hipertansiyonun ortaya çıkma ihtimalini yüzde 14 oranında artırıyor.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Türk, söz konusu araştırmayla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Türk, hipertansiyonun Türkiye için de ciddi sağlık problemleri arasında yer aldığı ve nüfusun yüzde 30-40’ının hipertansiyon hastası olduğunun, bilimsel araştırmalarda tespit edildiğini bildirdi. Hipertansiyonun ana sebebinin yiyeceklerle aşırı tuz tüketme alışkanlığı olduğunu belirten Türk, şunları kaydetti:
“European Heart Journal Dergisi, önemli tıp dergileri arasında yer almaktadır, dolayısıyla yapılan bu ilginç araştırma da dikkate değerdir. Ancak hipertansiyon konusunda Türkiye’de önemsenmeyen çok şey var. Yemeklerde ilave tuz kullanılması, özellikle hazır yemeklerde ve fast-food türü yiyeceklerde tuz miktarının günlük tuz ihtiyacından çok fazla olması, aşırı tuz tüketimine yol açmakta, bu da hipertansiyona sebep olmaktadır. Hipertansiyon yaşam kalitesini olumsuz etkileyen felç, kalp krizi ve böbrek yetmezliğine yol açan ana nedenlerden biri olarak yaşamımızı tehdit etmektedir. Hipertansiyonsuz bir yaşam için tuz kullanımının terk edilmesi, günlük düzenli yürüyüşler yapılması gerekmektedir.”

Kaynak: http://www.realage.com.tr

Makalelerim

Forumlarım


    Çevrimiçi üyeler

    Şu an 1 kullanıcı ve 4 misafir çevrimiçi.

    Çevrimiçi kullanıcılar

    • the_conquer

    Yeni Üyeler

    • rehberogretmen
    • detay005
    • markdohme
    • kebuter
    • sahbam