Küçükken (6) ateşlenerek başladı. Bundan sonra olmadık kabuslar, içinden çıkılmayan labirentler düştüm. Yaşım ilerlerdikçe bu hastalık ile yaşamayı öğrendim, neyi sever neyi sevmez, ne zaman tepki verir... Benimki birçoğundan faklı, hiç uyanık halde nöbet geçirmedim, diğerlerinde olduğu gibi aşırı kasılma, köpürme falan hiç olmadı fakat çok daha kötüsü oldu gece oldukça normal bir rüya görürken herhangi bi obje bile olabilir ne olursa olsun korkutuyordu. Tabi doktora sonuna kadar devam ettim, şu anda bu hastalık bana sadece olumlu yönlerini bıraktı ve DEFOLUP gitti
Olumlu kalan yönleri şöyle :
Şu an 25 yaşındayım. Bu epilepsi sayesinde beynimi inanılmaz kullanıyorum, hafızamı güçlendiriyor, matematik işlemlerini yaparken kısa yolları görebiliyorum. Konuşurken insanların kaçırdığı ufak detayları yakalayabiliyorum. Gözüm ve kulağım çok hassas. Kısaca tüm duyu organlarımın eşik değeri düşmüş durumda...
Bizim beyinlerimiz diğerleinden farklı sanırım, hiç kimsenin görmediği detayları yakalıyoruz.
Başarılarım:
Tübitak matematik olimpiyatlarında derecem var, iki defa bilim ve teknik dergisinde buluşum yayınlandı, rubik küp rekorum 1dk 5sn, dikey kalkabilen bir model uçak yaptım, üç basamaklı iki farklı sayıyı 10 sn altında çarpabiliyorum, her türlü müzik aletini kulaktan çalıyorum,... tabi bunlar pat! diye birden bire olmadı, birazcık uğraşmak gerekiyor... SİZE GERÇEK İLAÇ : Tüm epilepsi hastaları gitsin dandik ya da kaliteli farketmez, bir klasik gitar alıp müzik ile uğraşsın... Mükemmel dinlendiriyor beyninizi : bakın bir daha nöbet olacak mı ! Beyninizi korkularla pisliklerle değil sanatla, kültürle, hobi ile doldurun. Karın doyurmak ve para kazanmanın yanında milletin "boş iş" dediği ama güzel bir işle uğraşın.... mesela müzik
Şu anda bilgisayar mühendisiyim, sanırım bunu bu yaşadıklarıma borçluyum. Gerçekten inanılmaz acılar çektim, bu yüzden bu yetenekleri hak ettim, umut edin siz de mükemmel olacaksınız. Güzel ve farklı beyninizi kullanın. (Umutsuzluğa düşmeyin, her kötü yaşam güzellikler getirir.) İnşallah iyileşeceksiniz.
Tavsiyelerim :
Bu hastalığın bilg. oyunlarıyla arası iyi değil. Özellikle o half life vardı
Bol bol doğa gezisi yapın, piknik falan (özellikle ailelere söylüyorum çocuklarınızı doğa gezisine götürün)
*****Aileler çocuklarına sanki hastalıksızmış gibi davransın, çünkü birazda psikolojik birşey bu, belki çocuğunuzun ilgiye ihtiyacı var alt bilinci sizin ilginizi istediği zaman nöbet tetikliyor olabilir ya da hasta kendini güvende hissetmiyor olabilir çünkü genelde yaşlandıkça insanda güven duygusu oluşuyor ve bu tür hastalıklar yok oluyor.
Müzik aleti çalın, tekrar tekrar diyorum çok yararlı, aileler özellikle çocuklarına gitar veya bir enstruman almalı.
Ailede hastalıklı muamelesi yapmayın, gerekirse kızın ama abartmayın. Sıradan biri muamelesi yapın. Sadece hasta olduğu zaman değil iyi olduğu zaman da aynı ilgiyi gösterin, yoksa hastalık bir ödül gibi gelir bilinç altına.

