ve psikolojik-psikiyatrik durumlara kendi yaklaşımım nasıl olmalı dediniz mi hiç
birlikte diyelim dedim ben..
O kadar çok araştırdık, okuduk ki... öğrendik. Doktorların araştırma yazılarını özellikle, dura dura okuduğum halde dönüp kaç kez yine okudum. Yabancı kelimeler ve beyinle ilgili organların görevlerini, hasarları sonuçlarını. Vb. vb. .....
Düşündüm. Şaşırdım. Bilmediğim ne çok şey varmış. Üzüldüğümde oldu. Umut ve umutsuzluk duygusu arasında gittim geldim.
Yakaladım en sonunda bir yerde. Akıl yoluyla birçok şey aşılabilirmiş meğer. Ohh be ne güzel...umut ne güzel birşey.
Bir hastayım şu an diyelim.
Düşünebilir muyum? Evet.
Yazabiliyor muyum ? Evet.
Sorunum varsa. Psikolog veya bir dosta anlatabiliyor muyum, anlatamıyorsam.............anlatmak için aklımı zorlamalıyım yani susma hakkımı beni anlamayan insanlara ancak kullanmalıyım yoksa ben bu sorunu tek başıma sanırım çözemeyeceğim.
Buralarda yada biryerlerde makalelerde okudum azçok....benim epilepsi odağımın yeri beynimde belliymiş. Frontal, temporal, .....ön bölge yan bölge arka bölge şu organ bu organ...hımmm. Galiba anlamaya başladım kendimi.
*Beynimde nöbet odağı belli değil diyor doktorlar ben yinede aklımla, varsa psikolojik sorunlarım, yenebilmeyi denemeliyim. Bazen çok kolay bazende çok zor geliyor. O halde bir uzmana mutlaka ve mutlaka gitmeliyim. (SGK hikayeleri olsa da bir yolunu bulmalıyım, param varsa kıymalıyım)
Hiçbirini yapamıyor muyum. Hayır yapacağım yapacağım...bu bende ki aşılmazmış gibi duran ve görünen bu üstümdeki baskıyı kaldıracağım.
Bunu ne yapıyor. Hangi organ emri veriyor beynimde neler olup bitiyor. Hadi hadi...aklım sensin dostum.........
Benim tek dostum. Aklım.

