Kar Tanesi Bulutlarım daha beyaz gökyüzüm daha mavi bugün…öyle mutluyum öyle neşeliyim ki içim içime sığmıyor sanki...seni düşündükçe artıyor mutluluğum…seni andıkça gülümsüyorum…Nedendir bu ani değişimler inan hiç bilmiyorum…ama böyleyim bugünlerde…nedensiz seviniyorum…nedensiz gülümsüyorum…belki de bir nedeni vardır da söyleyemiyorum…
O önemli herkese söylenmeyen iki kelime çıkamıyor dudaklarımın arasından..zorlanıyor zorluyor ama çıkmıyor…şimdi olsaydın karşımda böyle zorlanmazdım belki de…şimdi dursaydın yanımda daha çok sevinirdim belki de…bugün çok mutluyum…bugün gülümsüyorum…ağlamıyorum…ağlamayacağım da biliyorum…
İçten içe terk ediyorum bugün seni…içten içe bırakıyorum sana duyduğum sevgiyi..
Başka baharlar da gelecek, mevsimler devredecek kendini..ve başka kapılar da çıkacak, açılacak önümde biliyorum…unutacağım sanıyorum ama unutmayacağım biliyorum…
O engin denizleri almışım kalbime yıllardan beri…unutamam işte,unutamam seni…okyanusa çalan beni benden alan gözlerin…
Kapattığımda gözlerimi yanıma geliyorsun ansızın…ben çağırıyorum aslında…öylece yanımda bitiveriyorsun…elimi uzatsam gülümseyerek tutuyorsun…gözlerimin içine bakıyorsun deli deli…bir tek seni seviyorum demiyorsun…bir tek onu esirgiyorsun benden…ama alınmıyorum inan…her şeye rağmen seviyorum seni…
Daha nasıl anlatılır ki içimden taşan sevgi?daha nasıl belirtilir?öyle işte çok çok seviyorum seni…kararan bulutlarım bugün bembeyaz pamuk gibi…öyle güzel öyle özel ki…denizleri daha çok seviyorum artık…köpüklerini bile…içindeki yosunları bile…sana karıştığımı varsayıyorum…yosunun yeşili denizin mavisiyle…öyle işte…
Anlatamıyorum..ama inan çok seviyorum…ah bir söyleyebilsem…bir sıralayabilsem sözcüklerimi…bir çıksa dudaklarımın arasından…bir mırıldanabilsem…yüksek sesle haykırabilsem…ah be koskoca okyanusların sahibi sana seni çok sevdiğimi bir fısıldayabilsem…yüreğimin sende olduğunu anlatabilsem…
Gelsem yanına anlar mısın ki? Soruyorum kendime nicedir…gelebilsem söyleyebilsem ne yaparsın?kızar mısın?bir şey diyebilir misin?yoksa…yoksa hiçbir şey demeden arkanı dönüp gider misin?en olmadı susar mısın?benim şuanda sustuğum gibi susar mısın sadece….
Şimdi konuş bari…ne olur susma konuş…kötü de çıksa ağzından kelimeler bilmek istiyorum benim hakkımda ne düşündüğünü? Ama hep aynı terane değil mi?sen benim arkadaşımsın muhabbetleri…
E be gözlerine vurgun olduğum arkadaşım olmadan önce sen benim için yabancı değil miydin?aslında yan yana sırt sırta durduğumuz yabancılar değil miyiz biz?dünyadaki tüm dostlar öyle değil midir zaten?yürekler kardeşe bakar mı be okyanus gözlüm?söyle bu olur mu?sen benim kardeşim değilsin ki ihanet olsun sevgim sana….çok yakın iki yabancıyız aslında…uzun yıllardır tanışan ama tam birbirini anlamayan…el ele yürüdüğün ağladığında omzuna yaslanıp huzur bulduğun…
Aynı sıraları paylaştık seninle…aynı derslerden nefret ettik…bazen eksi verdin bana yemek yemediğimde bazen ben kovaladım seni dönemeçlerde neden olduğunu bilmeden…ama hep hızlı çıktın…hep nefes nefese kaldım…çok hızlı koşuyordun be okyanus gözlüm..hep çok hızlı..bir türlü yetişemiyordum sana…gün geldi baktım sana…öyle bir baktım ki vuruldum…bir daha da hiç koşamadım peşinden yakalamak için…yakalayıpta senin eline yapışabilmek için…çocukluk işte…kızdırsaydın da yanımda olsaydın diyorum şimdi…yaksaydın canımı da yüzüme baksaydın…uzaktan söylemeseydin o cansız iki kelimeyi…
Aslında tam olarakta söylemedin ki….istediğim bu değildi ki…sadece beni sev istiyorum ben…sadece beni….yanıma birilerini daha koyma…ikinizi bir seviyorum deme bana….yetmiyor okyanus gözlüm…inan yetmiyor…paylaşamam ki seni…paylaşırsam elimde ne kalır ki?
Elim elinden çok uzakta…gözlerini göremiyorum ne zamandır…yapamıyorum inan yapamıyorum okyanus gözlüm…sıcaklığına ihtiyacım var…gözlerinin mavisine ihtiyacım var..nefesim kesiliyor…sensiz buraları bana hiç yaramıyor….
Eskiye dalıyorum yine bir nevi…seni bulabilmek için zamanın tozlu raflarında her yana bakınıyorum….ilerideki rafta çocukluğumuza ait bir top var…biraz yırtık biraz eski.öyle yıpranmış ve aşınmış ki…o kadar zaman geçti mi diyorum kendi kendime…biz ne zamandır ayrıyız merak ediyorum…diğer yılların yanından geldim de şimdi e be okyanus gözlerin sahibi tam beş yıl olmuş yüz yüze gelmeyeli…
Tam beş yıldır hasret sana bu sevgili….
Tamam sustum konuşmuyorum sen sevmezsin şimdi böyle sözleri…nerde kalmıştık,ah sahi elimizden geçen toptan kurtulmuştuk değil mi?alt rafta yere düşen şekerimiz var…biraz daha ötede daha çok anılarımız….kaybolan yıllarımız…
Sen nasıl dayanıyorsun?bir yöntemi varsa anlat bana da…özlemin kavuruyor beni…hadi söyle bana da sen nasıl hasretlenmeden geçirdin bunca seneyi?yada hasretlendin de söylemedin mi?gerçi demiştin geçenlerde özledim seni diye…ah be okyanuslarında boğulduğum bir bilsen ben nasıl özledim seni…
Bir değil üç değil…tam beş sene be okyanus gözlerin sahibi…tamı tamına beş yıl…
Sensiz geçen beş yıl…adını kendi kendime tekrar ederek geçirdiğim,gözlerini görmeden ellerinin sıcağına değmeden yaşadığım,nefes aldığım yıllar…kavrulup yandığım yıllar…
Sensizlikle boğuştuğum,sevdanla konuştuğum,gözlerimi kapattıkça okyanuslarda boğulduğum,hayallerde seninle buluştuğum ve yalnız rüyalarımda sana kavuştuğum yıllar…
Özleminle ve aşkınla tutuştuğum alev alev yandığım ama kimselere anlatmadığım…anlatamadığım yıllarım…
Şimdi okyanus dediğinde birileri sen gelirsin aklıma…o güzel gözlerin gelir…
Güneş çıksa gökyüzüne gülümsemelerin beliriverir gözümün önünde
İnsan acılarıyla yüzleşmeli derdim hep, yüzleşmeli ki katlansın acısına
Şimdi yüzleşiyorum seninle… acımsın çünkü…sol yanımı kanatansın…
Bakamıyorum yüzüne… baksam çünkü…acıyacak canım yine…
Öyle başı boşluk var ki içimde… öyle bir başınalık…
Ne yana dönsem şimdi kör karanlık…
Işığım nerede kaldı biliyorsun sanmıştım…
Ama sesini duyunca anladım ki sen de benim gibi anlamıyordun…
Yapamazsın sanmıştım uzaklarda…
Gelirsin sanmıştım yanıma…
Ama benimki de koyu bir boşluk değil mi?
Zaten daha önce de söylemiştim bunu sana…
Yıkılası dünyada düşmüşüm…
Haberin yok buna üzülüyorum…
İsyankar oldum…kanayan oldum…ağlayan oldum…
Ama sen her zamanki gibi bilmiyordun…
Yada bilipte anlamak istemiyordun…anlamamazlığa geliyordun…
Vuruyordun çıkmazlara
Yok sayıyordun…bırakıyordun beni çıkmayan sokaklara
Her çaldığım kapı her açmaya çalıştığım pencere
Sana çıkıyordu,ama sen yine anlamak istemiyordun…
Kaç şarkı dinledim senin için…kaç şiir yazdım adına…sitemlerimi fısıldadım gelmiyorsun diye...pişmanlıklar yaşadım sayende…her değdiğim eli sana ihanet saydım…her baktığım gözü sana bağladım…aynaları kendime yasakladım…senden kalan her şeyi bir başka sevdim…
Paramparça yaşadığım kanısındayken, için için ağlarken köşe başlarında sensizlik yüzünden titrerken buldum kendimi…nice ayrılıklar vurdum tam şakağından,nice ölümler gördüm yüreğimle vurup tam on ikiden…ama sonları hep hüsran…mezarlıklarım doldu hep emanet gülüşler ve sahipsiz aşklarla…bir türlü sana ulaşmayan aşkları öldürdüm yüreğimle ve gelmediğin her gün için yenilerini doğurdum…
Masumiyetini kaybetti hayallerim…umutsuz gülümsemelerim….hep sana yol alan,sana çıkan aşklar uğruna bir bir kaybetti…seninse hiçbir zaman haberin olmadı bu ziyan olan kayıplardan…
Buraları hep mavi kokuyor şimdi…her şeyiyle masmavi…senin benden uzakta kalan gözlerin gibi…hasretime hasret eklediğim gözlerin gibi…
Denizlerden uzak tutuyorum yüreğimi…salaş yerlere gidemiyorum…hemen yanımda bitiveriyorsun çünkü…kitaplara gömülüyorum…sadece o zamanlar kayboluyorum başka yerlerde…kendi krallığımı kurdum mutlu olmaya çalışıyorum…ne kadar gülünç değil mi?kendi kendine mutluluk oyunu oynamak yani…sen olmadan olabilir mi ki?
Yağmurlardan uzak tutuyorum kendimi…sen düşüyorsun aklıma hemen…damla damla sen yağıyorsun yüzüme…dayanamıyorum o zaman…yavaş yavaş eriyorum…şimdi duysan bunları üzülürsün biliyorum…o yüzden susuyorum…
Anlatmadım sana,hiç bahsetmedim…şiirler yazdığımı bile belli etmedim…büyük şeyler değil belki bunlar ama önemliler…yüreğimin sesini hiç duymadın mesela…ne zaman biraz belli etmeye çalışsam engellendim…bende sonunda vazgeçtim…
İyi mi yaptım kötü mü bilmiyorum arkadaş… uzaktasın… çok uzakta… yanına gelemeyeceğim kadar uzakta… geçenlerde aradım seni… sesini duymak istedim bir ufak teselli amacıyla… ah keşke aramasaydım be okyanusların sahibi… deli oldum burada deli… vuruldum…ne konuşacağımı bilemedim…ama hep gülümsedim…hiç ağlamadım biliyor musun?iyi geldin bana…her zaman geldiğin gibi iyi geldin hem de çok iyi….
Kar taneleri belirdi gözümün önünde biraz önce…birden öylece yağıverdiler gönlüme…üşüme diye…sen üşüme diye kapattım gönül penceremi…neden söyledim diyorum şimdi bunu sana diye düşünüyorum derin derin…ve her zamanki gibi bulamıyorum bu nasıl bir yanılgıdır bilmiyorum…inan bilmiyorum….
Kar tanesiyim şimdi…sen üşüme diye gönül pencerelerini kapatan ve sana uçmayan…masal perileri şarkı söylerken iniyorum gökten…melekler uçuruyor beni gökyüzünden….kolluyorlar beni…bende seni…sen üzülme ağlama diye…ve hatta üşüme diye yanındayım,ama değmiyorum sana…hiç değmedim ki zaten…merak etme sen…kurtarırım seni ben….her zaman yaptığım gibi…
Eriyeceğim biraz sonra…seni görmeden eriyeceğim diye korkuyorum…o yüzden hiç güneş çıkmasın hiç yağmur yağmasın istiyorum…yanına gelene kadar erimeyeyim…uzun mesafeler var aramızda ama yanına düşmeden erimeyeceğim inan…bu da sözümdür sana…eğer erirsem sana söyleyeceklerimi şimdi duy istersen…ya da duymamalısın belki…bilmiyorum inan bilmiyorum…
Anlatmalı mıyım ki sence tüm bunları?yoksa ömrüm boyunca susmalı mıyım?
Dedin ki biraz önce “sen kaparsın tüm kapıları”….”açık bıraktıklarımı sen kapatırsın….”
Bu sözler sana ait okyanusların sahibi…bunlar senin bana söylediğin gizemli sözler…hem masumlar hem suçlular…sana söyleyemediklerim orada sanki…yoksa bana mı öyle geliyor sevgili?
En yakın arkadaşım,sırdaşım,dostum sana aşık olduğunu söylerken ben sessizce bekledim…bir umut,arkadaşımın üzülmesine ramak kaldığını bilerek bir umut senin reddetmeni bekledim biliyor musun?ve arkadaşım aşkını itiraf etmeye utandığını söylediğinde benden rica ettiğinde hayır ben söyleyemem diyemedim…diyemedim işte…ve yine bir umut bekledim….ben söyledim sana…kendi aşkımı anlatamazken sana onun sevdasını onun taşıdıklarını ben döktüm ortaya…benden duydun her şeyi…bembeyaz bir örtünün altından çıkardım tüm gizleri…
Kalakaldın…görmedim biliyorum ama hissettim…öylece kaldın…hatta sana takıldım…bayıldın mı dedim…sense resmen şoktaydın…ilk baş “olmaz” dedin…”olmaz”…”o benim arkadaşım dedin”…”ikinizi bir seviyorum dedin”….bu kez ben kalakaldım…duydun mu beni? Bu kez ben kaldım öylece…ama yine de arkadaşımın hüznüne rağmen içimde gizli bir mutluluk taşıdım sessizce…hala da taşıyorum biliyor musun?
Sonra bana “sen söyle dedin”…”ben söyleyemem”….ona da peki dedim…ben söylerim…nitekim söyledim de…bir de işin diğer boyutu vardı…kız kardeşim olsa o kadar seveceğim insanı teselli etmek…hem de aşık olduğun ama söyleyemediğin hiç söyleyemeyeceğin, aşkına hiç karşılık alamayacağın kişi için….ona da eyvallah dedik…teselli boyutuna geçtik…arkadaşım öfkesini kustu ben temizledim,o artık arkadaş kalamayız dedi,ben kırılanları yeniden yapıştırdım…gelemedim görmemezlikten bırakamadım her şeyi olduğu gibi..
İçim acıya acıya yol aldım sana doğru…sonra sana dedim…anlattım her şeyi…sen rahatladın,ben acılara katlandım,arkadaşım ağladı…
Her yer can kırıkları…
Her yer aşk parçaları…
Kar tanesi yaralı şimdi…
Öyle yaralı ki,ağlayamıyor bile…öyle canı acıyor ki söyleyemiyor bile…öyle mahsun ki konuşamıyor bile…ve öyle aşık ki;vazgeçemiyor…vazgeçemeyecekte…
Kar tanesi gitti gitti ve bir okyanusa düştü…orda doğdu ve orada son buldu…
Ama koskoca okyanus bunun farkında dahi olmadı…hiç olmadığı gibi…alışkanlık işte…
Kar tanesi ise hiç aldırmadı…daha öncekiler gibi....onun ki de aşk işte…
Kopamadı…sevmekten bıkmadı…ağlamalara doymadı…bir sözün ardında nice anlamlar aradı…sonunda duyduğuyla yetindi ve o üzülmesin diye geldiği yere gitmeyi yeğledi…
Kar tanesi o sevdiği okyanusta sıradan bir inci tanesi şimdi…
|