Darwin yılı

Login or register to post.
Yanıtlamak için üye girişi yapın  Page: « < 0 of 1 > »
21 Nis 2009 - 11:0559860
Darwin yılı
Darwin yılı Türkiye'de sadece sansürle hatırlanmayacak



ODTÜ, Sabancı ve Boğaziçi Üniversiteleri'nde düzenlenen
uluslararası konferanslarda pek çok bilim adamı evrimi anlatacak




Dünya çapında kutlanan 2009 Darwin Yılı çerçevesinde ülkemizde tek olup biten TÜBİTAK skandalları değil. ODTÜ, Yeditepe Üniversitesi, Boğaziçi ve Sabancı Üniversiteleri çok önemli isimleri öğrenci ve akademisyenlerle buluşturuyor.

SENEM ONAN

Ankara ve İstanbul’da gerçekleşek etkinliklere British Council de ‘Darwin Now’ isimli sergiyle eşlik ediyor. Amerika, Avustralya, Bulgaristan, Çin, Fransa, Hırvatistan, Hong Kong, İspanya, Kanada ve Yunanistan gibi 25 ülkede gerçekleşen ‘Darwin Now’ sergisi, Charles Darwin’in geride bıraktığı önemli mirasın 21. yüzyıldaki etkilerini araştırmak amacıyla başlattılan küresel bir proje.

Yedi hafta sürecek
Sabancı Üniversitesi’nin ‘Darwin ve Ötesi’ adını taşıyan etkinlik serisi, ABD’deki Tufts Üniversitesi’ndeki Fletcher Felsefe Kürsüsü profesörü Daniel Dennett’ın 10 Nisan’da verdiği konferansla başladı. Etkinlikler çerçevesinde, genetik profesörü Vidyanand Nanjundiah; biyoteknoloji ve biyogüvenlik üzerine çalışan Prof. Klaus Amman, Harvard Üniversitesi’nde çalışan ve ‘Yaşamın Sırrı: DNA’ adlı kitabıyla tanınan Prof. Andrew Berrry de konferanslar verecek.
Boğaziçi Üniversitesi’ndeki ‘Darwin ve Bilim’ kutlamaları yedi hafta sürecek ve dünya çapında şöhrete sahip profesörler konuşmalar yapacak. Boğaziçi Üniversitesi etkinlikleri 22 Nisan’da, Kaliforniya Üniversitesi Evrimsel Genetik Bölümü’nden, otuzdan fazla kitabın yazarı Francisco J. Ayala’nın ‘Darwin’in Devrimi: Tasarımcısız Tasarım’ başlıklı konuşmasıyla başlıyor. Cambridge Üniversitesi Yayınları, Routledge ve Ashgate gibi saygın yayınevlerinin bilim dizilerinin editörlüğünü yapan Durham Üniversitesi’nden David Knight Darwin’in Beagle serüvenini 4 Mayıs’ta anlatacak. Mayıs ayı boyunca Chicago Üniversitesi Bilim ve Tıp Tarihi profesörü Robert J. Richards; University College London Genetik, Evrim ve Çevre Araştırma Bölümü’nden Mark Thomas; Hindistan Bilim Enstitüsü’nde genetik profesörü Prof. Vidyanand Nanjundiah konuşucaklar.

Evrim sempozyumu
23-24 Mayıs tarihlerinde, yine Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşecek 2. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu’nda çok sayıda akademisyen ve genç bilim insanı farklı alanları kapsayan sunumlar yapacak. Aslı Tolun ve Celal Şengör’ün de konuşmalar yapacağı sempozyumda Londra Üniversitesi Biyoloji Bölüm Başkanı olan birçok popüler bilim kitabı yazmış Steve Jones ‘İnsan Evrimi Bitti mi?’ sorusunu gündeme getirecek. New York Eyalet Üniversitesi’nden Profesör Douglas Futuyma da ‘Evrimi öğretmek’ başlıklı bir konferans verecek.
Evrim konusunda temel bilgilere sahip olmak isteyenler, ‘Evrim Çalışkanları’ adlı gönüllü topluluğun Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nin sitesini Türkçeleştirerek oluşturduğu www.evrimianlamak.org adresinden faydalanabilir.

www.radikal.com.tr


__________________

__________________

kul kendine döner düzeltir belki,uzun ömür hayra bedeldir belki,acı çekmiş olmak korku vermesin,gelecek geçmişten güzeldir belki.


Last edited by eylem06 (21 Nis 2009 - 11:06)
05 Tem 2010 - 12:2174433
evrimi anlamadan biyolojiyi, tıppı anlamanın yetersiz olduğuna inanıyorum.


06 Tem 2010 - 00:1374442
Quote marker:
evrimi anlamadan biyolojiyi, tıppı anlamanın yetersiz olduğuna inanıyorum.

Evrimi Anlamadan..?
İlginç ama , Evrim Çok saçma bir teori...
Hayrettir ki ;
insanoğlunun Çöpü karıştıran köpekler gibi sürekli evrime kulp arıyor.
Bence , kapitalizmin Simgesi Evrime inanmak , Onunla büyütülmek.
Yani Şöyle düşünecek olursak ,
Koyun gibi Güdülecek bir sınıf olmamız...
Çoban - koyun ilişkisine inanmamız...
Önden giden koyundan başımızı ayırmamamız...
İNSANUS - İNSAN diye ırkların ayrılması...
İktisat gibi bölümlerin Oluşması...
Bazılarının doğuştan şanslı olması...
Sanırım İnsan Hakları Bildirgesinde böyle bir madde yoktu.
Amerikan Bağımsızlık Bildirgesinde de.
Avrupa insan hakları mahkemesinde...
Dahası mı ?
Boşver gerek yok polemiğe...
yüz yıldır , Tartışıyorlar...
Biz çözsek ne yazar ?
Şöyle olur kısaca , (Aynı buz devrindeki gibi)
İNSANUSA GÖRE İNSANLAR KONUŞMAZ - DUYMAZ...
İNSANA GÖRE , İNSANUSLAR KONUŞMAZ - DUYMAZ...
Bu böyle sürüp gider...
Ama ben şuna inanıyorum.
EVRİM TARTIŞMASI SU GÖTÜRMEZ BİÇİMDE SONLANIRSA...
İnsanoğlu , Birbirini daha iyi anlayabilir...


__________________
Bilgi Ceza , Bilgi Suç..! Taşımak Ağır...
07 Tem 2010 - 21:1774470
Quote the_conquer:
Quote marker:
evrimi anlamadan biyolojiyi, tıppı anlamanın yetersiz olduğuna inanıyorum.

Evrimi Anlamadan..?
İlginç ama , Evrim Çok saçma bir teori...
...


Evrim saçma bir teori değil.
Bilimsel bir teori.
Yanlışlanabilir elbette, çünkü bilimsel. Yanlışlanabilir olmasaydı bilimsel olmazdı ya da.

Kimsenin (bilim adamlarının) tartıştığı da yok.
.
Ayrıca evrim teorisinde adı geçen teori de günlük konuşmada kullanılan "teori" sözcüğü değil. Aşağıdadır.

Biraz da alıntı:

Tez (İddia) Nedir?
Tartışmaya, iddiaya dayanarak bir öneri, fikir ileri sürmek.

Hipotez (Önerme) Nedir?
Bir gözlemin, bir olayın, bir olgunun ya da bilimsel bir problemin, üzerinde daha fazla inceleme yapılarak test edilmesine olanak veren, öneri niteliğinde açıklama.

Teori (Kuram) Nedir?
Tekrarlanan gözlem ve deneylerle, mevcut bilgi birikimi düzeyinde doğruluğu büyük ölçüde kabul edilmiş, ancak yine gözlem ve deneyler yoluyla yanlışlanabilme olasılığı bulunan, öngörülerinde doğru çıkmış hipoteze, teori (kuram) denir. Teoriler, gözlem, deney, akıl ve mantık yollarıyla her defasında doğrulanabilmelidir.

Yasa (Kanun) Nedir?
Tekrarlanan gözlem ve deneylerle, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen, akla ve mantığa uygun, genel kanıya göre kabul görmüş, değişmez nitelik kazanmış, yanlışlanma olasılığı olmayan gerçek bilgiye, yasa (kanun) denir. Yasalar değişmezlik ilkesine sahiptir. Yanlışlamaya çalıştığınızda, yasayı çökertmeniz mümkün olmaz. Yasalar en gerçek değişmezlerdir. Biz bu mevcut değişmezleri kullanarak yeni değişmezler ortaya çıkarmaya çalışırız.

Bilimsel Yöntem:
Olayları, olguları açıklamaya veya bilimsel bir problemi çözmeyi çalışırken kullandığımız yöntemdir. Bu yöntemi kullanırken, gözlemlerden ve deneylerden faydalanırız. Ortaya attığımız iddianın başkaları tarafından sınanabilme olanağı bulunmalıdır. Yoksa ortaya attığınız iddia boş, anlamsız ve değersiz bir iddia olacaktır. Dizgeli bir şekilde yapılan gözlem, deney, test, ölçme, araştırma, inceleme, birer bilimsel yöntemdir.

Bilimsel Düşünce:
Akla ve mantığa uygun olarak, mevcut değişmez bilgileri kullanarak yeni değişmez bilgiler ortaya çıkarma çabasıdır. Bilimsel bir çalışma yaparken ya da çözmeye çalıştığınız sorun üzerinde düşünürken sadece algısal gözlemlerden ve mevcut bilgi birikiminden faydalanmayız. Bilimsel düşünceye katkısı olan başka unsurlar da vardır. Bunlar, hayal gücü, yaratıcılık ve görebilirlik’ tir.

Hayal gücü, fiziksel olarak mevcut olmadığınız veya olamayacağınız ortamlarda gelişen olayları beynimizde sanal olarak görüntüleyebilme yeteneğidir. Bu yeteneğe sahip olan insanlar, başkalarının hiçbir zaman ortaya çıkaramayacağı ya da çok sonraları bulunacak şeyleri ortaya çıkarabilirler.

Yaratıcılık, mevcut madde, bilgi birikimi, akıl, mantık ve düşünce gücünü kullanarak tesadüfen veya sistematik olarak, daha önce benzeri olmayan, yeni bir bilgi, buluş, yapı ortaya çıkarmaktır.

Görebilirlik, mevcut sistemde, aslında göz önünde olup da daha önce kimsenin farkına varmadığı bir bilgiyi, bir olguyu, bir olayı ya da neden-sonuç ilişkisini ortaya çıkarabilmektir.

Bilimsellik:
Bilimselliğin en önemli ölçütü, çalışmanın dizgeli bir şekilde yapılmasıdır. Amaç, mevcut değişmez bilgileri belli bir yöntemle kullanarak başka değişmez bilgiler ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Bu sayede genellenebilecek, sorun çözmede kullanılabilecek gerçek ya da gerçeğe yakın bilgi potansiyeli oluşturulur. Elde edilen bu değişmez bilgiler, başka sorunların çözümünde yeniden kullanılır.

Değişmez bilgiye ulaşmak için kullanılan her yöntem, her düşünce bilimseldir diyebiliriz. Bir olayın, bir olgunun, bir düşüncenin bilimselliğinden bahsedebilmemiz için de onun yasa olabilmesi için gerekli değişmezlik ölçütüne ne kadar uyup uymadığına bakarız. Yasalaşmış bilgiler zaten doğan olarak bilimseldir. Teorilerin bilimsel olabilmesi için, mevcut bilgi birikimi düzeyinde doğrulanabilmesi, kısmen de olsa içinde mevcut değişmezler barındırması gerekir. Teoriler kesin olarak kabul edilmiş gerçekler olmadığı için, her zaman tartışmaya açıktır ve zaman içinde tekrar tekrar doğrulanmaya gerek duyarlar.

Günümüzde, bilimde daha hızlı yol alabilmek için parça teorisi sistemini ortaya koymalıyız. Nedir bu parça teorisi? Teoriyi destekleyecek doğrulamalar, kesinlik kazanmamışsa ve genel olarak kabul göremiyorsa, o teorinin içindeki kesin değişmezleri yasalaştırabilmeliyiz. Bu aşamada,
1-mevcut teori kısmi olarak yasa olacak ya da,
2-yeni bir yasa ortaya çıkarılacak ya da,
3-mevcut teori terk edilecek ya da,
4-yeni bir teori ortaya çıkarılacaktır.

Bilimde son nokta teori değil, yasadır. Çünkü teoriler, mevcut bilgi birikimi düzeyinde doğrulanmış, kısmen kabul görmüş açıklamalardır. Gerçeklikleri kesinleşmediği sürece, teorilerin gelecekte bir gün “öyle sanılıyordu” ifadesiyle anılma ihtimalleri çok yüksektir.


__________________

08 Tem 2010 - 00:3174472
doğrudur. bilim adamlarının tartıştığı da yok.
Evrime inanmayan zaten bilimden çıkmış olarak kabul görüyor.
Dolayısı ile , Ahmak ile bilimadamı tartışması oluyor.

Ben teorisi veya tezi ile uğraşmadım.
Teori olarak gösterilen birşeyin öyle olmadığını söylüyorum.
Ama her nedense , Sen fazlaca takılmışsın.
Kişisel görüşüme değil , seçilen kelimelere

Etkileme Sanatında şu vardır bilmem bilir misin ?
Ünü Yurdışına Taşan Küçük PrensEmrah ile
Acıların Çocuğu....
bilmem mesajı aldın mı ?

Verdiğin bilgiler , Hakaret eder gibi sanki.
Ben kendimi bilimadamı , olarak görüyorum.
Aksini kim iddia edebilir..?
(Hele hele bugünlerde , hiç sanmıyorum.)

Mesele seçtiğimiz kelimelerde , Aldığımız diplomalarda değil ,
Gerçeklerde...
Gerçekle kim içli dışlıysa , O efendidir...
Bir biyologun v.s. en büyük hayalidir. Araştıracağı , sığınacağı en büyük HİPOTEZDİR evrim. Kolay yoldan Bilim tarihine geçeceği bir kapı.
Minicik bir katkısı , ona müthiş kariyer fırsatı açar...
Üretmeden Sadece gözlem ve herhangi bir bulgu ile...


Bilimadamı..?

Stephan Zweig, “Bilimde körlük yanılgı değil, ‘korkaklık’dır.” der. Bilim adamının korkaklarla, ürkeklerle işi ya da saygıdan ötürü gerçeği görmemeye hakkı yoktur.

Bilim adamı;
• Evrensel düşünen kişidir,
• Objektiftir,
• Ahlaki sorumluluğu yüksek olan kişidir,
• Aydınlanmış kişidir,
• Öngörüsü yüksek olan kişidir.

Alıntı


__________________
Bilgi Ceza , Bilgi Suç..! Taşımak Ağır...
08 Tem 2010 - 00:4874473
Evrimi kanıtlayacak pek birşey yok ortada.
En büyük kanıtlar fosiller...
Ortada şöyle birşey var pekala ,
Angus ineğini duymuşsunuzdur şu yurtdışından ithal...
Hani inekgillerden olan...
diyelim birşey oldu. ve bizim ineklerimizin soyu tükendi...
Bugün evet bugün...
Anguslara geçtik biz...
veya Angus ve Sarıkız melez ırkına
-------------
1 milyon yıl sonra...

Bulunan fosil kayıtlarında sarıkızın fosili...
Anguslar ile ortak biyolojik özellikler gösterdi.
hemde kemik yapısı nerdeyse aynı.
Fakat daha cılız....

----------
A = Buna soyu tükenmiş Sarıkız deriz... (ki 1.milyon yıl sonraya kayıt kalırsa)
B = Angus'un Evrimden önceki hali...
----------
Balta girmemiş amazonlarda isimsiz binlerce cins varken...
-------
Aynı ormanda , Hem boz , Hem kara ayı varken...
--------
Ne dersiniz ?
Ben Bulunan tüm fosillerin ayrı ve soyu tükenmiş birer tür olduğuna inanıyorum.
-------
Eğer ki ,
Mamutların bedenleri , Sibirya'da v.s. ortaya çıkmamış olsa idi...
Onlarda FİL'in evrimden önceki hali olacaklardı.
EMİN OLABİLİRSİNİZ...


__________________
Bilgi Ceza , Bilgi Suç..! Taşımak Ağır...
08 Tem 2010 - 12:2574476
evrimi anlamamış olsam böyle bir yorum yapmazdım emin ol.
bu konuda eğitimim var merak etme ve kendimce araştırmam
diğer yazdıklarını daha okumadım okuyup detay cevap vermeye ve birbirimizi aydınlatmaya gitmeye hazırım


08 Tem 2010 - 14:0674477
the_conquer
sevgili arkadaşım bazı söylemlerinde evet haklısın .körü körüne inanmak , başkalarının peşinden gitmek olmaması gerekir elbet.zaten hepimizinde istediği bu değil mi.
fakat diyorsun ki evrim diye bir şey yok, saçma, fosillerden başka kesn delil yok.
bunlarıda söylemekte kendince haklısın çünkü dışardan bir insanın ulaşabileceği bu kadar oluyor malesef sadece.
internete evrim yazsan adnan hoca sitelerinden başkası neredeyse çıkmıyore o tayfanında istemi ve söylemleri belli
ama evrimi var kabul eden bilim adamları bulduğu iki fosille bu kanıya varmıyr(ki onlarda mühim)
bu işin moleküler genetiği var, genetik faarklı çalışmaları ve sınıflandırma diye bir durum var.hücre bilimi ve gelişiminin takibi var
yani öyle oturup iki kemik bulup ahanda evrim demez bilim adamı diyemezde zaten için rahat olsun.
kaldı ki göz göre göre hepimizin tanık olduğu büyüme gelişme, kurbağalarda, böceklerde farklılaşmaya inanıyorken evrim kelimesi neden bu kadar ürkütücü geliyor insanlara anlamıyorum
evrim kimsenin bildiğini ezberini bozmaya çalışmıyor niyet bu değil yani.
ama gerçekler ortaya çıktıkca önce bildiğimizi sandığımız şeylerin yanılgı olduğu ortaya çıkabilir.
amaç değil sonuç yani


08 Tem 2010 - 14:1874478
Natural ile doğal seleksiyonu karıştırmayacaksan neden olmasın...
Ancak bir sonuç çıkacağını da sanmıyorum.
Evrim var mı ? yok mu ?
Naturalize olarak var. (gerçi natural mi deniyor tam bilmiyorum.)
Yani Rüzgarlı yerlerde yaşayan soydaşlarımıza bak.
Birde Türkiye Türklerine...
Elmacık kemikleri 1000 yıl gibi kısa bir dönemde değişime uğramış...
Ancak birde bakıyorsunuz ,
Kutup insanlarına ,
Yağ dokusu dışında pek bir değişikleri yok.
Normalde , Başka değişik özellikleri olmalıydı.
Ne bileyim işte , Yarasa gibi Ses ile yön bulma , Telepati , Gözlerin büyümesi veya küçülmesi (sürüngenimsilerdeki gibi termal bir hal alması) renk kanallarının azalması...
Ayakların Perdeli olması , en azından serçe parmağın birleşmesi...
Veya , daha değişik bir beden/organ anlayın işte...
Yeni bir uzvun çıkması , Yeni bir organ ,
Hiç yoktan Böbreklerin , kalbin v.s. gibi organların...
Büyümesi...
Mesanenin Daha fazla su toplayabilmesi...
Kalbin daha soğukkanlı çalışması.
örn, hiç yoktan , pençeli değilde, Tüylü bir bir ayak taban yapısı...
Yok , Yok , Yok...
Yani Sonuç yok.
---------
Düşünün , Ötedeki ormanda maymunlar milyonlarca yıldır yaşıyor.
Biz birkaç km ötede yerleşik düzende milyonlarca yıldır yaşamaktayız.
Değişmedik mi ?
Evet , Sadece boyumuz biraz kısaldı.
O da yaşadığımız hayatın gereği olarak.
Ara geçiş fosili istendiğinde , kimsenin gösterdiği yok.
Fake , Fake şeyler çizip , üretip sunuluyor...
Bilim buysa ,
Çivisi çıkmıştır.
Ben Yokum böylesi bilimde...
----------
Pek sonuç çıkacağını sanmam ,
Ezbere yapılan bilimden anlamam. Kanıt gerekli...


__________________
Bilgi Ceza , Bilgi Suç..! Taşımak Ağır...
08 Tem 2010 - 14:2174479
Sana bir soru Marker ?
İLAÇ DENEYLERİ NEDEN KOBAY FARELERİNDE YAPILIR..?
Maymunlarla bir sorunları mı var ?
Maymun Az ise , NEDEN İNSANDAN ÖNCE MAYMUNDA DENENMEZ..?


__________________
Bilgi Ceza , Bilgi Suç..! Taşımak Ağır...
09 Tem 2010 - 10:0774483
sorunun cevabnı sende gayet iyi biliyorsun ama genede cevap vereyim
deney dediğin laboratuar ortamında yapılır ve koca hayvanı orda beslemek yaşatmak zordur (tabi doğal ortamında ve maymunlarlada yapılan bir çok deney vardır)
dolayısıyla dokusu bize en çok benzeyen fare tercih edilir yanı sıra evet miktarıda önemli.üreme ve yaşam süreleride göz önüne alınır
yoksa maymun bize benzemediğinden deneylerde kullanılmıyor değil yani
kaldı ki yarasalar konusunda gayet iyi örnekler vermişsin
sence evrim hayvanlarda diğer canlılarda var ama insanda mı yok?
sanki böyle bir sonuç çıkıyor dediklerinden


10 Tem 2010 - 08:0374486
Ben darvinist'liğe ne tam karşıyım. Ne de ,
KAtılıyorum...
Objektif bakmaya çalışıyorum. Ben Bağnaz biri değilim.
Şimdi ben soruyorum.
Pekala evrim için fosillere bakmaya lüzum yok.
Şu an yaşayan bir canlıyı evrime kanıt gösterebilirler.
Ne bileyim biz insanız.
İşe yaramayan ,
Ancak yarım yamalak olan bir doku - organımız neden yok ?
Uzaya ilk giden bildiğin gibi maymun. (onu ölüme gönderdiler)
Klonlanan ilk canlı ise bir koyun... (ölmek üzere Dünya'ya getirdiler.)
İnsan Hayatı bu kadar mı ucuz..?
Tamam genomları farklı , Ben genomun da genomu üstünde çalışıldığı. Yapay genler üretilmeye çalışıldığını biliyorum. Hatta başarılı sonuçlar var.
İyi de , Basamak ve işlem sırası olarak mantığa aykırı ,
1 - Koyun klonlaması
2 - Direkt insan klonlaması
Bir Allah'ın kulu da , Bir Darvinist doktor da , Yıllarca süren tartışmada , ''GELİN MAYMUNDA DENEYELİM ÖNCE''.. Demedi... (pekçok şeyi ispat eder bence böyle şeyler)
-----------
Maymunu da klonlamışlarmıydı ne , ancak klon tartışmasında maymunun lafı bile edilmedi...
Hiçbir yerde ,
MAYMUNUN VEYA ŞEMPANZENİN GENLERİ İNSANA AÇILAN BİR KAPIDIR DENMİYOR...
Kobay farelerinin basit reaksion ve insana yakın bazı genleri v.s. deney tercihi olduğunu biliyorum.
Ancak , Neden
HAYATİ DEĞERE SAHİP (klon örneği gibi) İLAÇ v.s. Tıbbi - biyolojik deneylerde...
''ÖNCE MAYMUN veya ŞEMPANZEDE DENEYELİM OLURSA - İnsan'' denmiyor...
Bazen Yüzlerce deney yapmanız gerekebilir. bunu da biliyorum... Ama İnsana gelmeden önce ; 1 kez de Maymunda deneyelim denmiyor. (milyon dolarlık projelerde)
-----------
Bir de şu açıdan bakalım...
Genler ufacık birşeyde dahi inanılmaz değişiyor.
Amma velakin ,
Maymungiller geniyle sandığım bildiğim kadarıyla o kadar da benzer genimiz yok.
Ve işin garibi , yapılan çalışmalarda , Atıyorum , Son birkaç milyon yılda, inanılmaz biçimde insanla maymun ayrıldı deniyor...
Ne Kadar İlginç değil mi..?
Bir anda bu kadar büyük bir gelişim , Biliyorsun ki , Evrim Ya hızlanacak , Ya da kopacak...
-------------
Ama yine de , Darvinin Evrim teorisinin DİNE PEKTE TERS düştüğüne inanmıyorum...
Biri Tutturmuş bir Türkü , Herkez aynı şeyi çalıp oynuyor...
(Türk milleti olarak çok gaza geliyoruz. Sonra da çıkıp Suçu ona buna atıyoruz. )
Ancak ,
Hitlerin çingene ve yahudilere Yaptığı benzetme insanı düşünmeye sevk ediyor en başta...
Darvinist biçimde yaptığı soykırım.
Çoğu milletin ''ÜSTÜN X MİLLETİ'' diyerek yaptığı zulümler...
----------------
Peki bizim , Yani Tüm İnsanların bir alt türü yok mu ?
En azından düşünen ?
En azından bizim frekansımızla Konuşan (papağan mı ?)
Bizim gibi hisleri olan. (sevgi gibi menfinin ötesine geçebilmiş dugular)
Bilmiyorum ama ,
İnsan ırkı Çok kopuk geliyor bana ,
Maymunla insan arasında yaşayan bir canlı elbet olmalı/bulunmalı...
Sürüngenleri düşünebiliriz , İguana , kertenkele , ejder , yılan gibi...
Peki insan bunun neresinde..?
---------------
Evrime Geriden değil ,
Bugünden Geriye bakılması gerektiği kanısındayım...
Bugün Çevremize bakalım.
Barut kaç yılında icat edildi ?
Amerika Kıtasında farklı olan neler vardı..?
(Burdakinden farklı birşey yoktu. Tür sayısı fazlalaştı sadece. Burdaki ayı da , Yarasa da orda vardı.)
Düşünmek gerek.
Darwinin Evrim Teorisi Üzerine Yapılan nerdeyse Tüm çalışmalar , Teoriyi kanıtlamak üzerine Kurulu idi.
Kılıçdaroğlu'nun Arayıp Çıkardığı Tüm belgeler , Erdoğan'ı bitirmek içindi...
İyi veya Kötü Ne Ararsan Bulmak mümkün, o insan peygamber bile olsa
''İnsanlar , Er yada geç İnsanların Onları görmek istedikleri gibi olurlar...'' Sanırsam Napolyon'un sözü idi Sanırım cuk oturdu...
----------------------
Teoride doğru olması (ki bence değil) , birşeyin mantıklı olduğu anlamına gelmez.
Aynı ,
100 ile giden bir aracı 50 metrede durması.
200 ile giden aracın 150 metrede durması gibi...


__________________
Bilgi Ceza , Bilgi Suç..! Taşımak Ağır...
10 Tem 2010 - 08:0874487
Aslında Evrim Teorisinin Tartışılması ,
Sonuç çıkmayacak bir konu.
Dedim ya , Öyle bir açmaz ki bu Darvinizm...
Konuş , konuş yine de hep sorar durursun...
Nerde Sonuç..?


__________________
Bilgi Ceza , Bilgi Suç..! Taşımak Ağır...
11 Tem 2010 - 18:3074496
kullanılmayan organ ve yapılarımız var canım
en basiti kör bağırsak
şimdi sen dersen ki ben bu konu hakkında bilgi sahibi değilim şu sorularımı cevaplarmısın tamam.
ama senin yaptığın birazda konuyu bilmeden karalamak gibi olmuş.
o nedenle öncelikle sorularımızı doğru belirleyelim.yoksa sorduğun soruların hepsinin cevabı var


Yanıtlamak için üye girişi yapın  Page: « < 0 of 1 > »