ÖZET
Epilepsi çocukluk çağında sık görülen kronik hastalıklardan biri-
sidir. Epilepsi olan bireylerde nöropsikolojik bozukluklar genel
popülasyondan daha fazla görülmektedir. Altta yatan nöropa-
tolojiler, iktal-interiktal nöronal deşarjlar ve antiepileptik ilaçlar
bu bozukluklara neden olan başlıca durumlardır.
Bu çalışmada,
farklı epilepsi türlerinin zeka üzerindeki etkileri incelenmiştir.
Çalışmaya monoterapi alan ve orta sıklıkta nöbet geçiren 103
epileptik çocuk (idiopatik epilepsili 56 ve semptomatik epilepsili
47) dahil edilmiştir. Epileptik çocukların Wechsler Çocuklar İçin
Zeka Ölçeği Geliştirilmiş Formu’ndan (WISC-R) aldıkları puanlar
nöbet türü ve cinsiyet açısından karşılaştırılmıştır. İdiyopatik
epilepsili çocukların semptomatik epilepsili çocuklardan Şifre
alttestinden daha yüksek puan aldıkları, erkek çocukların WISC-
R'ın Genel Bilgi ve Benzerlikler alttestlerinden kızlardan daha
yüksek puanlar aldıkları belirlenmiştir. İdiopatik epilepsili kız
hastaların semptomatik epilepsili kız hastalardan Benzerlikler
alttesti ve Performans Zeka Bölümü’nden anlamlı düzeyde yüksek
puan aldıkları saptandı. Bu bulgular farklı epilepsi türlerinin
nöropsikolojik etkilerinin de farklı olduğunu ortaya koymuştur.
Anahtar Sözcükler: Epilepsi, semptomatik epilepsi, idiopatik
epilepsi, WISC-R, sözel zeka, performans zeka.
KLİNİK PSİKİYATRİ 2002;5:197-204
SUMMARY
Intelligence Profile in Different Epilepsy Types
Epilepsy is one of the most common disorders in childhood.
Neuropsychological disorders are encountered more in the epilep-
tic population than the general population. Underlying neu-
ropathologies, ictal-interictal neuronal discharges and
antiepileptic drugs are main conditions that cause neuropsycho-
logical pathology. In this study, the neuropsychological effects of
different epilepsy types were evaluated. One hundred three epilep-
tic children (idiopathic children 56, symptomatic epileptic chil-
dren 47) who take monotherapy and have seizures in the moder-
ate range were included in this study. The WISC-R scores were
compared on the basis of seizure type (symptomatic, idiopathic)
and sex (girls, boys). The scores for the Coding subtest were high-
er in idiopathic epileptic children than symptomatic epileptic chil-
dren. Scores for Information and Similarities subtests of boys
were found to be higher than that of girls. The scores for
Similarities and Performance IQ of idiopathic epileptic girls were
found to be higher than those of symptomatic epileptic girls.
These findings showed that the neuropsychological effects of dif-
ferent types of epilepsy types are different.
Key Words: Epilepsy, symptomatic epilepsy, idiopathic epilepsy,
WISC-R, verbal intelligence, performance intelligence.
GİRİŞ
Bir nöron grubunun anormal elektriksel deşarjları
sonucu oluşan geçici beyin disfonksiyonu olarak
tanımlanan epilepsi çocukluk çağında sık görülen kro-
nik hastalıklardan birisidir (Trescher ve Lesser 1996,
Oğuz 1996). Epilepsinin, hastaların bilişsel fonksi-
yonlarını olumsuz yönde etkilediği uzun yıllardan beri
Farklı Epilepsi Türlerinde Gözlenen
Zeka Profiller bilinmektedir (Reynolds 1988, Trimble 1987). Genel
olarak epilepsili hastalarda özel bir bilişsel veya
davranışsal bozukluk olmadığı bildirilmektedir (Cull
1988, Bulteau ve ark. 2000). Bununla birlikte, epilep-
sili çocukların sağlıklı akranlarına göre daha fazla bi-
lişsel ve davranışsal bozukluklar yaşadıkları
görülmektedir (Cull 1988, Bulteau ve ark. 2000,
Bjornaes ve ark. 2001). Epileptik çocuklar konuşma,
öğrenme ve dikkat eksikliği gibi nöropsikolojik sorun-
lar açısından risk altındadır. Okul çağındaki epileptik-
lerin en az 1/3’ü özel eğitime gereksinim duymaktadır
(Ross ve Tookey 1988). Bu nedenle epilepsi ile bilişsel
fonksiyonlar arasındaki ilişki son yıllarda araştırma-
cıların üzerinde ciddiyetle çalıştığı bir konu
niteliğindedir (Trimble 1987).
Epilepsi ile bilişsel süreçler arasındaki ilişkinin
üzerinde durulmasının en önemli nedeni; bilişsel
süreçlerin çok geniş bir zihinsel aktivite ağını içerme-
sidir. Bir anlamda bilişsel fonksiyonlar; kişinin analiz
yeteneği ve gelen bilgiyi, davranışı ile koordine ederek
kullanma kapasitesidir. Algılama, bellek, öğrenme,
dikkat, uyanıklık, anlama ve yorumlama gibi pek çok
karmaşık ve spesifik fonksiyonu içinde barındırmak-
tadır.
Davranış ise kişiler arası ilişkilerle ilintilidir ve
kişinin çevresine başarılı bir şekilde uyum yapabilme
yeteneğidir (Trimble 1987, Ossetin 1988). Epilepsiden
etkilenen bilişsel süreçlerin ve davranışların ayrıntı-
landırılması önemlidir. Zira yapılan bu ayrıntılı değer-
lendirmeler sonucu nöropsikolojik bozukluklar
konusunda elde edilen kapsamlı bilgiler, hastaların
yaşam kalitelerini artırmaya yönelik olarak kullanıla-
bilecektir. Bu ise, nöbetlerin kontrol altına alınması
kadar önemli bir konudur (Neville 1999).
Yaşam kalitesi, son yıllarda tüm kronik hastalıklarda
olduğu gibi epilepside de üzerinde önemle durulan bir
konu niteliğindedir (Hanai 1996). Bilişsel alanda mey-
dana gelen bir bozulma ile yaşam kalitesinin düşmesi
arasında yüksek bir korelasyon olduğunu gösteren
çalışmalar bulunmaktadır (Hanai 1996, Neville 1999,
Ronen ve ark. 1999). Bu nedenle, epilepsinin bilişsel
fonksiyonlar üzerindeki etkilerinin belirlenmesi,
tedavi ve izlem açısından büyük önem taşımaktadır.
Buna göre tedavideki başarı sadece nöbet kontrolü ile
değil bilişsel, davranışsal, psikolojik ve eğitsel tüm
sorunların birlikte giderilmesi ile sağlanacaktır.
Epileptik çocuklarda görülen en temel sorun zeka
bölümünün düşük olmasıdır. Epilepsili çocuklarda
zeka bölümü geniş bir dağılım göstermektedir.
Bununla beraber sınır zeka bölümüne doğru bir eğilim
olduğu belirtilmektedir (Rodin ve ark. 1986, Singhi ve
ark. 1992, Frank 1996).Konuyla ilgili olarak yapılan
araştırmalar incelendiğinde, epilepsinin zihinsel
işlevler üzerindeki etkisi konusunda, genellikle iki
farklı görüş üzerinde yoğunlaşıldığı görülmektedir. Bir
görüşe göre epilepsili çocukların zeka bölümü epilep-
sili olmayanlara göre daha düşüktür; diğer görüşe
göre ise tekrarlayan nöbetler bilişsel işlevlerde giderek
kötüleşmeye neden olmaktadır. Her iki görüş üzerinde
tartışmalar hala devam etmektedir. Bununla birlikte,
bazı epileptik sendromların hastalığın doğası gereği
zihinsel yıkıma yol açtığı sıklıkla vurgulanmaktadır
(Camfield 1997, Wasterlain 1997).
Epileptik çocuklarda yaş, cinsiyet, nöbet kontrolü, kul-
lanılan ilaçlar ve nöbet türleri gibi değişkenler zeka
bölümü üzerinde etkilidir (Dodril 1992). Bu değişken-
lerden nöbet türünün zeka profili üzerinde etkisi son
yıllarda araştırılmaya başlanmıştır. Nöbetin etiyolojisi
bilindiğinde epilepsi, semptomatik epilepsi adını alır
ve sıklıkla beraberinde karmaşık nörolojik ve nörobi-
lişsel sorunlar vardır. Bu hastaların zeka bölümleri
idiopatik olarak bilinen ve nedeni bilinmeyen epilepsi
türlerine göre daha düşüktür (Korkmaz 2000).
Epilepsinin bilişsel fonksiyonlar üzerindeki etkisi,
klasik olarak zeka bağlamında incelenmiştir. Hemen
hemen bütün zeka testlerinde sözel ve performans
bölümlerinin bulunması ve bu testler yoluyla bilişsel
fonksiyonların bir saat gibi bir sürede değer-
lendirilebilmesi bu tür bir uygulamaya yol açmıştır.
Kurulumu gereği global bir zeka değerlendirmesi
yapan, epilepsi ile ilgili faktörlerin yanı sıra antiepilep-
tik ilaçların etkilerinin değerlendirilmesinde de lite-
ratürde geniş kullanım alanı bulmuş olan Wechler
Çocuklar İçin Zeka Ölçeği- Geliştirilmiş Formunun
(WISC-R) önemli bir değerlendirme aracı olduğu
düşünülmektedir (Trimble 1987, Gilham ve ark. 1993,
Dodril ve ark. 1993, Chen ve ark. 1996). WISC-R gibi
global zeka testleri büyük hasta gruplarının bir-
birinden ayrılmasını sağlamaktadır. Örneğin, testin
Sayı Dizisi alttestinin nörolojik bozukluğa sahip olma
açısından deneklerin %72’sini doğru olarak
sınıflandırdığı bildirilmiştir (Altepeter ve ark. 1990).
WISC-R’ın ölçtüğü zeka ve bu bağlamda ölçtüğü
değişik bilişsel özellikler yoluyla epileptik çocuklarda-
ki zihinsel işlevlerin değerlendirilmesi tedavinin plan-
lanmasında rol oynamaktadır. Bu çalışmada, idi-
yopatik ve semptomatik epilepsili çocukların bilişsel
fonksiyonlardaki değişmeler WISC-R ile değer-
lendirilmiştir. Çalışmada, ayrıca WISC-R alttestlerinin
KLİNİK PSİKİYATRİ 2002;5:197-204
A. Şebnem SOYSAL*, Kürşad AYDIN**, Çetin OKUYAZ***,
Kıvılcım GÜCÜYENER****, Ayşe SERDAROĞLU***
kaynak::www.klinikpsikiyatri.org

