Epilepsi tanısında en önemli bilgiyi hastanın atak öncesi veya atak sırasında ve sonrasında yaşadıkları oluşturur.Bu nedenle farkında ise hastanın kendisi, farkında değilse nöbete tanıklık eden bir kişinin muayene sırasında gözlemlediklerini hekime anlatması son derece önemlidir.Çoğunlukla ilk tanıyı yönlendirecektir. Çünkü çok az hekim hastanın nöbetini görme sansına sahip olabilmektedir.
Nöbete ilişkin olarak aşağıda yer alan özellikler hakkında hekime bilgi verebilmeniz son derece önemlidir.
• Nöbet öncesi dönemde hissettikleri, gördükleri yada işittikleri (aura ), nöbet öncesi özel bir şey olmuş mu?
• Başlangıç ( ani- yavaş).
• Nöbet hasta ve yaparken ( TV izleme, koşma, yıkanma, bilgisayar oynama, bir şey okuma sırasında gibi ) ortaya çıkmış?
• Bir nedenle ilaç almış mı ya da düzenli ilaçları( varsa ) aksatmış mı?
• Nöbetin özellikleri: Baş ve gözler bir tarafa dönüyor mu? Dönüyorsa hangi tarafa? Kasılma veya istemsiz hareketler varsa hangi tarafta, yoksa gevşek bir şekilde mi yatıyor? Gözlerini sıkıyor mu yoksa kırpıştırıyor mu? Sabit bir şekilde bir noktaya mı bakıyor? Bayılma oluyor ise renk soluk mu yoksa mor mu?terli mi dilini ısırmış mı? Nöbet sırasında söylediği şeyler (varsa).
• Nöbetin süresi.
• Kasılmaların şekli.
• Atak sonrası dönemde yaşanılanlar, hafıza zorluğu olup olmaması, tek taraflı güç kaybı ya da hissizlik.
Bu bilgilerden sonra nörolojik muayene ve EEG gerekli olur.EEG beynin elektriksel potansiyellerinin elde edildikten sonra güçlendirilerek kaydedilmesi ve sonra değerlendirilmesi işlemidir.EKG ile kalp nasıl değerlendiriliyorsa beyinde EEG ile öyle değerlendirilir.Epilepside lokal veya genel olarak beyinin elektriksel potansiyellerinde değişiklik saptanır.
EEG can yakıcı bir işlem değildir.Hastaların tok karnına ve temiz saçlarla laboratuara alınması gereklidir.İşlem yaklaşık 20-30 dk. sürer. Günümüzde EEG dijital olarak çekilip değerlendirilmekte ve veriler bilgisayar ortamında depolanmaktadır .EEG epilepsi tanısına çok önemli katkılar sağlayan bir yöntemdir.Beyindeki elektriksel bozukluğu ortaya koymak için bazen bir gecelik uykusuzluk sonrası EEG çekimi gerekli olur.Unutulmaması gereken en önemli şey epilepsi hastalarında EEG tamamen normal olabileceği gibi normal insanların bir bölümünde de EEG’ nin belirgin bir şekilde bozuk olabileceğidir.
Epilepsi tanısında ya da tedavinin izleminde, olası ilaç yan etkilerinin değerlendirilmesi amacı ile kan tetkikleri yapılarak karaciğer, böbrek gibi önemli organların çalışma düzeni hakkında bilgi sahibi oluruz. Kan tetkikleri ile kullanılan ilacın düzeyi de ölçülebilir.
Bazı hastalarda Beyin tomografisi ya da Magnetik Rezosans ( MR) ile beyin dokusu Değerlendirilebilir. Özellikle bir nedene bağlı ortaya çıktığı düşünülen epileptik nöbetlerde görüntüleme gerekli olur. Amaç epileptik nöbete yol açan beyin dokularındaki değişikleri görebilmektedir.Bazı hastalarda bayılmanın doğası hakkında bilgi sahibi olmak ya da epileptik nöbetin nereden başladığını incelemek ve EEG ile aynı anda bayılma özelliklerini görerek değerlendirmek gerekli olur.
Bu durumda Video-EEG monitorizasyon adı verilen bir tanı metodu uygulanır.Bu işlem sırasında hasta video ve EEG bağlantıları ile hazırlanmış özel donanımlı bir odaya alınarak atağı gözlenir.video-EEG monitorizasyon nöbetin özelliklerinin görülmesi yanında da , eşzamanlı olarak kayıt olan EEG sayesinde nöbetin beynin neresinde başladığı görülür.
Video-EEG monitorizasyon ile ilk adımda senkop, psikolojik bayılma gibi epilepsilerle karışan diğer bayılmalar tanınır.Epilepsi hastalarında ise bu yöntem ile nöbetin başlangıç ve yayılımı hakkında değerli bilgiler edinilir.Epilepsi cerrahi olarak tedavi edebileceği hastalarda Video-EEG monitorizasyon mutlaka uygulanır.
Epilepsi tanısında kullanılan başka metod SPECT’ dir. SPECT ile beyinin çeşitli bölgelerinde nöbet arası ya da hemen nöbet sonrası dönemdeki kan akımındaki değişiklikler araştırılır.
Bulunduğumuz ortam da nöbet geçiren bir hastaya ne yapacağımızı bilmek bazen hayat kurtarabilir.
Doç.Dr.Murat Sümer Özel Mesa Hastanesi


