Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı
Prof. Dr. Türker Şahiner, yıllarca antiepileptik ilaç kullanmasına
rağmen nöbeti kontrol altına alınamayan epilepsi hastalarının, ameliyat
için en uygun grubu oluşturduğunu bildirdi.
Şahiner, yaptığı yazılı açıklamada, epilepsinin
Türkiye'de 700 bin kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediğini,
bu hastaların 70 bininin sara nöbetlerinin, yıllarca ilaç
kullanmalarına rağmen kontrol altına alınamadığını belirtti.
Epilepsi hastalığının tedavisinin ameliyatla mümkün olduğunu, ancak
ameliyatın herkese ilk aşamada önerilmediğini ifade eden Şahiner, bir
sara hastasının ameliyat olabilmesi için uygun sürelerde birden fazla
çeşit ilacı tek tek veya kombinasyonlar şeklinde uygulaması gerektiğini
vurguladı.
Şahiner, bunların dışında hastanın geçirdiği nöbet sayısının da önemli
bir kriter olduğunu belirterek, yıllarca antiepileptik ilaç
kullanmasına rağmen nöbeti kontrol altına alınamayan hastaların,
ameliyat için en uygun grubu oluşturduklarını kaydetti.
Sara nöbetlerinin, kaynaklandığı beynin farklı bölgelerine göre
çeşitlilik gösterdiğine işaret eden Şahiner, ''temporal lob''
epilepsilerinin ameliyata en uygun olan ve başarı şansı en yüksek sara
türü olduğunu belirtti.
Anadolu Sağlık Merkezi Nöroşirurji Uzmanı Prof. Dr. Tuncer Süzer ise
epilepsi ameliyatlarının mutlaka eğitimli bir ekip tarafından, uygun
teknolojik altyapıya sahip merkezlerde yapılması gerektiğini kaydetti.
Süzer, şu bilgileri verdi:
''Başarı şansı yüksek olan epilepsi ameliyatından sonra hastaların
yaşam kalitesi artıyor. Temporal lob epilepsi ameliyatlarının yüzde
80'inde nöbetler tamamen sona erdirilebiliyor. Kalan yüzde 20'sinde ise
nöbetler azalıyor ve kontrol altına alınıyor. Beynin diğer bölgelerinde
başarı şansı biraz daha düşüyor.''
Epileptik odak noktasının riskli bölgede yer alması nedeniyle ameliyat
edilemeyen kişilere uygulanan ''Vagal Sinir Stilümatörü'' yöntemine de
dikkati çeken Süzer, bu yöntemde küçük bir operasyonla göğüs duvarına
yerleştirilen cihaz ile vagus sinirinin uyarıldığını, şiddeti ve
frekansı hekim tarafından ayarlanan uyarının sinire iletildiğini
anlattı.
Süzer, bu yöntemle nöbetlerin sona erdiğini ya da anlamlı bir şekilde
azalabildiğini, bunun özellikle çocuklar için çok uygun bir yöntem
olduğunu kaydetti.
GAZETEPORT
http://www.gazeteport.com.tr/SAGLIK/NEWS/GP_318189


