Epilepsi ve Ben
İyi Uyumak, Bol Su İçmek, Egzersiz Yapmak Belleği Güçlendirir

Doç. Dr. İşeri, öğrenmenin çevreden gelen duyusal uyaranların ve bilginin beyne alınması, işlenmesi, beyne ait hale getirilmesi, belleğin ise bu verilerin depolanabilmesi, istenildiğinde geri çağrılarak yeniden kullanılması yeteneği olarak tanımlandığını belirtti.

İnsanın çok sayıda bilgi edindiğini ifade eden İşeri, ''Tüm öğrenilenleri depolayan tek bir beyin dokusu yoktur, bellek fonksiyonlarında tüm beyin işlev görür'' diye konuştu.

İyi Uyumak, Bol Su İçmek, Egzersiz Yapmak Belleği Güçlendirir

Doç. Dr. İşeri, öğrenmenin çevreden gelen duyusal uyaranların ve bilginin beyne alınması, işlenmesi, beyne ait hale getirilmesi, belleğin ise bu verilerin depolanabilmesi, istenildiğinde geri çağrılarak yeniden kullanılması yeteneği olarak tanımlandığını belirtti.

İnsanın çok sayıda bilgi edindiğini ifade eden İşeri, ''Tüm öğrenilenleri depolayan tek bir beyin dokusu yoktur, bellek fonksiyonlarında tüm beyin işlev görür'' diye konuştu.

Engellilerle derdiniz ne, onları neden engelliyorsunuz?

Devlet İstatistik Enstitüsü Kurumu (DİEK) ülkemizde şu veya bu şekilde 8 milyon engelli vatandaşımızın olduğunu belirtiyor.

Bunların içerisinde yine DİEK verilerine göre 690 bin engellinin eğitime ihtiyacı var. Bu veriler elde edilince 2005 yılında çıkartılan 5378 sayılı Özürlüler Kanunu gereğince engellilerin eğitim masrafının karşılanması hakkı verildi.

''Evlerinizi 15 dakika havalandırın'' önerisi
Türk Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Radyasyon
Sağlığı ve Güvenliği Dairesi Başkanı Dr. İsmail Arıkan, ''Eğer
evlerimizi günde en az 15 dakika havalandırmazsak akciğer kanserine
neden olan radon gazını solumuş oluruz'' dedi.

Arıkan,
TBMM Çevre Sorunlarının Araştırılarak Sürdürülebilir Çevre Politikası
İçin Alınması Gereken Önlenmelerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis
Sadece yediklerimiz mi zehirler sanıyorsunuz?

Rengarenk giysilerimizin, hatta masum beyaz tişörtün bile vücudumuza ne kadar çok kimyasal soktuğunu biliyor muydunuz?Bütün pamuklu giysilerde klor kullanılarak önce beyazlatma işlemi yapılıyor. Sonra da giysilerin istenen rengi alabilmesi, yani boyama işlemi için, dioksin, hidrojen, peroksit, formaldehit gibi ağır metaller kullanılıyor.

Depresyon D vitamini eksikliğiyle bağlantılı

D vitamini eksikliği, özellikle yaşlı kimselerde depresyon riskini artırabiliyor...
Amsterdam’daki Vrije üniversitesi uzmanlarının 65 ila 95 yaşlarındaki 1282 kişi arasında yürüttüğü çalışma, depresyona uğrayan veya psikiyatrik sorunları olan kimselerde D vitamini eksikliği bulunduğunu gösterdi. Depresyondaki kimselerde D vitamini oranının, diğer insanlardan yüzde 14 düşük olduğu belirlendi.

En Güçlü İlaç Beyin Gücü

Prof. Dr. Nurselen Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteği ise yüzde 80 etkilidir” dedi.

Ege Üniversitesi (EÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurselen Toygar, düzenlenen “Başarıda Beynin Gizli Kodları ve Süper Yaşam Potansiyeli” konulu toplantıda, her canlının yaşama belirli bir enerji kredisiyle başladığını ve yaşam boyu bu krediden harcama yaptığını belirtti.

Bu enerjinin, yaşam biçimine göre erken ya da geç bittiğini, bunun sonucunda da yaşamın sona erdiğini ifade eden Toygar, buna göre sağlıklı ve uzun yaşamanın sırrının bu enerjiyi akıllıca harcamaktan geçtiğini söyledi.

Yaşam enerjisi ile bunu kontrol eden beyin gücü açısından beslenmenin ve hayata bakışın büyük önem taşıdığına işaret eden Toygar, şöyle konuştu:
“Şeker, karbonhidrat ve stres, bu kredinin hızlı harcanmasına neden olur. Yağ ve yoğun şekerler beynin çalışmasını yavaşlatır, hareket güçlülüğü oluşturur. Oysa baklagiller, taze sebzeler ve pirinçten zengin diyetle antioksidan özelliği olan meyveler beynin soluma aktivitesini arttırır. Çikolata seratonin salgılatır. Seratonin kişiye mutluluk verir.

Stres, beynin en büyük düşmanıdır. Stres beyinden vitamin ve mineral kaybına neden olur. Pozitif dengeyi bozar. Öfke ve kızgınlık kişinin sağlığını ve mutluluğunu ve gençliğini ateşe atmasıdır. Sakinlik prim yapar, sabır olmazı oldurur. Değiştiremeyeceğimiz şeyleri olduğu gibi kabul etmezsek, hasta ve mutsuz oluruz.

Amaç ve hedefleri olmayan insanlar, beyinlerini ve kendilerini bitmeye mahkum etmişlerdir.”

YAŞAMA İSTEĞİ, HER DERDE DEVA

Beyin gücü ve ona bağlı yaşama isteğinin, sağlığın korunmasında olduğu gibi karşılaşılan sağlık sorunlarının aşılmasında da en büyük etken olduğunu belirten Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteğiyse yüzde 80 etkilidir. İnsanın beyninden salgılanan iyileştirici hormonlar, trilyondan bile daha değerlidir. Üstelik böyle bir ilaç henüz keşfedilmemiştir.

Mutluluğu ve mutsuzluğu beyin yaratır. Sağlıklı ve hasta olmak kişinin kendisine bağlıdır” diye konuştu.

Sağlıklı ve güçlü bir beyin için tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Toygar, televizyon karşısında zaman geçirmek yerine, zihinsel aktivitelere zaman ayırmanın ve bol bol gülmenin beyne iyi geleceğini söyledi.

kaynak: http://www.realage.com.tr

Makalelerim

Forumlarım


    Çevrimiçi üyeler

    Şu an 0 üye ve 4 misafir çevrimiçi.

    Yeni Üyeler

    • ferideerzu
    • yvzdncr
    • atmaca53
    • kamil
    • edoşum