TCK(Türk Ceza Kanunu) kişilerin suç işledikleri anda suçun mahiyetini anlamaya yetkin olup olmadıklarına göre ceza ehliyeti kavramlarını getirmiştir. TCK 46'ya göre "fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini tamamen kaldıracak surette akıl hastalığına duçar olan kimseye ceza verilmez." Bu hükümden çıkan sonuç tam ruhsal bozukluğu bulunan kimselerin cezalandırılamayacağıdır.
Ceza sorumluluğu, suçun işlenişi sırasında kişilerin neleri niçin yaptığını ve bu yaptıklarının sonuçlarının farkında olup olmamasını tanımlar. Genel olarak ağır ruhsal bozukluklarda, zeka geriliği olanlarda ve bilinç bozukluğuna neden olan durumlarda ceza sorumluluğu yoktur. Epilepsi nöbetleri esnasında ortaya çıkan suç hallerinde, bilinç kaybıyla birlikte olan epileptik nöbetler sırasında işlenen suçlarda ceza sorumluluğu yoktur. Ancak epileptik nöbetler sırasında işlenen suçların çok nadir bir durum olduğu ve hatta neredeyse imkansız olduğu tartışılmaktadır. TCK'nun 47. maddesinde tanımlanmış bulunan "fiili işlediği zaman şuurunun ve harekatının serbestisini tamamen değil de ehemmiyetli derecede azaltan" durumlar ruhsal bozuklukları ve diğer durumları içine almakta ve ceza sorumluluğunu azaltmaktadır(22).
Hafif derecede zeka gerilikleri, epilepsi ve diğer bazı psikiyatrik durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ruhsal bozukluklar dışında bazı geçici sebeplerin de anlama ve isteme yeteneğini tamamen kaldırması veya azaltılması ve dolayısıyla isnad kabiliyetine etki etmesi söz konusu olabilir. Bunlar ruhsal bozukluklar gibi devamlılık arz eden durumlar olmayıp geçici niteliktedir. Bunlara ilişkin olarak TCK 48 de genel bir hüküm getirmiştir."suçu işlediği sırada arızi bir sebepten dolayı 46 ve 47 nci maddelerde münderiç akli maluliyet halinde bulunan kimseler hakkında o maddelerdeki ahkam tatbik olunur." Böyle geçici nedenlerle de olsa isnad kabiliyetine etki eden sebeplerin mevcudiyeti durumunda da duruma göre 46 ya da 47. maddeler uygulanır. Epilepsi nöbetleri bu kanun maddesinde de yer almaktadır.

