Hint tıp sistemi olan Ayurveda, Çin, Arap, Yunan, Tibet ve Batı tıp sistemlerinden de etkilenmiş olup, holistik bir yaklaşıma sahiptir, yani insanı herşeyiyle bir bütün olarak ele alıp tedaviyi de hastanın yaşam tarzının her ayrıntısını elden geçirerek yapmaktadır.
Ayurveda’nın temel ilkeleri, üç Guna, beş element ve üç doşadır. Bunları tek tek ele alalım.
Evrenin temel prensipleri olan Guna’lar; Rajas, Tamas ve Sattva’dır. Çin felsefesindeki Yin ve Yang’a karşılık gelir. Rajas pozitif ve erildir, hareketi temsil eder. Tamas negatif ve dişildir, durağanlığı temsil eder. (Bunların temsil ettiği daha pek çok şey vardır, ancak konumuzun dışında kalıyor.) Sattva ise nötrdür ve dengeyi temsil eder. Rajasik, tamasik ve sattvik besinler vardır; bünye üzerindeki etkileri farklı olur. En sağlıklı beslenme sattvik beslenmedir. Yalnız yiyecekler değil, evrendeki herşey de çeşitli oranlarda rajasik, tamasik ve sattviktir.
Yaradılışta kronolojik sıra, üç Guna’dan beş elementin ortaya çıkması şeklindedir. Bu, düşüncenin maddeleşme aşamasıdır. Beş element, toprak, su, hava, ateş ve eterdir. Eter de bir maddedir, ancak beş duyuyla algılayamayacağımız kadar hafif ve incedir; öbür elementlerin var olabilmesi için gereken zemini oluşturur. Bazen ona “boşluk” da denir.
Hava ile eter Vata doşasını, ateş ile su Pitta doşasını, toprak ile su da Kapha doşasını oluşturmuştur. Üç doşa, canlıların bünyesini yöneten ilkelerdir. Bu ilkeler soyut gibi görünmekle birlikte, yansımaları somuttur. Yaptığınız, yediğiniz, içtiğiniz, dinlediğiniz, söylediğinizi vs. çeşitli şeyler, sizin Vata’nızı, Pitta’nızı, Kapha’nızı arttırabilir veya azaltabilir.
Her insanda üç doşanın tümü bulunur. Fakat oranları değişir. Farklı insanlarda farklı doşalar hakimdir. Hakim doşanızın ne olduğunu bilmek önemlidir. Çünkü ihtiyaçlarınız ve sakınmanız gereken şeyler ona göre belirlenir.
Doşaların uygun bir denge içinde bulunması durumu, “sağlık”tır. Bir doşa fazla artınca, fazla azalınca, denge bozulunca hastalanıyoruz. Vata’daki dengesizlikler farklı hastalıklar yaratıyor, Pitta’dakiler ve Kapha’dakiler farklı. Sizin hakim doşanız, hangi doşadaki bir dengesizlikten kaynaklanan hastalığı yaşayacağınızı belirlemez; bunlar birbirinden bağımsızdır. Üstelik bazı hastalıkların, her doşadan kaynaklanan türleri bulunabilir. (Epilepsi gibi!)
Ayurveda’ya göre epilepsi Vata’daki dengesizlikten kaynaklanan bir hastalıktır. Zaten hastalıkların yarısından çoğu Vata’dan kaynaklanır. En hassas, en oynak, dengesi ilk bozulan ve en son düzelen doşa Vata’dır. Vata hastalıklarının sayısının yarısı kadar sayıda hastalık Pitta’dan, Pitta hastalıklarının da yarısı kadar hastalık Kapha’dan kaynaklanmaktadır. Sinir sistemiyle ilgili herşey Vata’ya aittir.
Batı tıbbının nöroloji ve psikiyatri anabilim dalları gibi, Ayurveda’nın da beyin ve zihin sağlığıyla ilgili bir alt dalı vardır: Marma. Marma tedavileri Vata doşasını normale döndürür, enerji kanallarındaki blokajları çözer ve esneklik yaratır. Akupunktur noktalarından farklı olarak, bedende Marma noktaları da vardır. Sayısı, bazı kaynaklara göre 107, bazılarına göre 108’dir.
Ayurveda’nın da kendine has ilaçları ve tedavi yöntemleri bulunmaktadır.
Epilepsinin Ayurveda’daki adı Apasmara’dır. “Apa” birşeyin yokluğu, “smara” da “hatırlama” veya “bilinç” anlamına gelir. Yani bilinç kaybı. Diğer adları da “Mauyalka” ve “Muyalagan”dır.
Hint mitolojisine göre Apasmara, körlüğü, bilgisizliği, bilinçsizliği, umursamazlığı, tembelliği, unutkanlığı, dikkatsizliği, bunların yanı sıra bir de epilepsiyi sembolize eden bir cücedir. Tanrı Şiva dans ederken onun üzerine basmakta ve dansıyla onu öldürmektedir. Dans eden Şiva, “Nataraja” adıyla da bilinir ve ünlüdür. “Şiva’nın Dansı” aynı zamanda bir yoga duruşudur ve bu mitolojik kökenden dolayı, acaba epilepsiye iyi mi geliyor diye düşündürmektedir.
Şiva’nın dansının Apasmara’yı öldürmesi, aslında ritmin ritimsizliği yenmesi anlamına gelmektedir. Nihayetinde epilepsi bir ritim bozukluğudur.
Nöbet öncesindeki hissimiz olan auraya Ayurveda’da “Apasmara Poorva Roopa” deniyor. Ayurveda sistemi dört çeşit epilepsi tanımlamıştır:
- Vata tipi epilepsi (Vataja Apasmara),
- Pitta tipi epilepsi (Pittaja Apasmara),
- Kapha tipi epilepsi (Kaphaja Apasmara),
- Sannipataja Apasmara (diğer üçünün birleşimi).
Her birinin belirtileri ve tedavileri ayrı ayrı ortaya konmuştur. Sannipataja Apasmara, iyileşmez olarak kabul edilmektedir.
Batı tıbbının antiepileptik ilaçlarına karşılık gelen Ayurveda ilaçlarından bazılarının adları şunlardır: (Bunların bazısı etken madde, bazısı ilacın ticari adı, bazısı ilaç dışı madde, bitki, vb.)
Divya Medha Kvatha
Divya Mukta Pisti
Divya Amrita Sattva
Divya Kapardaka Bhasma
Divya Pravala Pisti
Divya Medha Vati
Sarasvatarista
Rasaraja Rasa
Asvagandhadyarishta
Bali Tail
Brahmi ghruta
Chandanadi tail
Chaturmukha rasa
Haratala bhasma
Kalyanaka ghruta
Kumaryasava
Mahakalayanaka ghruta
Mahamrutyunjaya rasa
Rajata bhasma
Saarasvatarishta
Sarpagandha vati
Svarna bhasma
Svarnamakshika bhasma
Vaatakulantaka rasa
Yogendra rasa
Pancagavya ghrita
Ayush-56
Jatamamsi
Yukarıdaki bitki, madde ve ilaçların dışında, uygulanan bazı tedaviler şunlardır:
Elakizhi : İlaç niteliğinde yapraklarla yapılan bir masaj.
Shirodhara : Yağ ile alına yapılan bir masaj. Sırtüstü yatan hastanın alnına (üçüncü gözüne) sıcak susam yağı yavaş yavaş, uzun süre, devamlı olarak dökülür. (Gözlerine gelmesin diye başına bir tülbent bağlanır.) Rahatlatıcı ve gevşeticidir, zihne açıklık verir. Alına dökülecek malzeme, Vata hastaları için bitki yağları, Pitta hastaları için bitkiyle karışık süt, sadeyağ veya hindistancevizi yağı, Kapha hastaları için tereyağlı süttür. Eski metinler, Vata için 53 dakika, Pitta için 43 dakika, Kapha için 31 dakika tedavi öngörmektedir. Tedavi sırasında birçok hasta uyur. Shirodhara, yalnız epilepsiye değil, nörolojik hastalıkların çoğuna iyi gelmektedir. Uygulanması için iki eğitimli terapist, titizlik, uyumluluk, ağır ve düzenli bir tempo gerekir. Yağ akışının çok hızlı olması, yağın çok sıcak olması, çok uzaktan akması, tedavi sonrasında başın üşümesi sakıncalıdır. Birçok kuralı vardır. Shirodhara tedavisinin bir başka türü de, tüm bedene uygulanan Deha Dhara’dır. Bu tedavilerde, yağ kabının ve masanın hangi maddeden yapıldığı dahi önem taşımaktadır.
Bitki çayları, akupunktur ve masaj, bir arada kullanılabilmektedir.
Shiro Vasthi: Özel bir bitkisel yağ ile, 60 dakika boyunca yapılan baş masajıdır. (30 dakika yapılması da mümkündür.) Bir benzeri de Shiropichu’dur. Alına ve kafa derisine bitkisel yağ ile masaj yapılması anlamına gelir, ancak usulü biraz farklıdır.
Nasya tedavisi, “catarrh epilepsisi” denen bir epilepsi türüne iyi gelmekte olup, bitkisel yağ kullanılarak buruna yapılan bir tedavidir.
Ayurvedik terapiler sırasında müzik de kullanılır.
Epilepsi, homeopatik ilaçlarla da tedavi edilebilmektedir. P. Sivaraman’ın “Epilepsy Cured With Homeopathic Medicines” adlı kitabı 2004 yılında yayımlanmış olup, yazarın 17 adet homeopati kitabı vardır.
Bilinmeyen, tanınmayan ilaçlara doktora danışılmadan başvurulmamalıdır. Ancak diğer tıp sistemlerinin kullandığı antiepileptik ilaçların incelenmesi ve faydalı görülenlerin batı Tıbbına dahil edilmesi de, uzmanların bir görevidir.
Ayurvedik literatürde, Carakasamhita’nın içindeki Nidanasthana (teşhis)’nın 8. bölümü ve Chikitsasthana (tedavi)’nın 10. bölümü, sadece epilepsiye ayrılmıştır. “Bilinen en eski sekiz hastalıktan biri” olarak kabul edilen epilepsi hakkında derin bir bilgi denizi mevcuttur. Dalabilenlere!

