Epilepsi ve Ben
Bebekler İlaçlı MR Kuyruğunda

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Kliniği’nde ağlayan bebeklerini avutmaya çalışan anne ve babalar ilaçlı beyin emarı çektirebilmek için yıllar önce aldıkları randevu sırasının kendilerine gelmesini bekliyor. Bebeği epilepsi hastası olan Barış Tavşan, MR çektirmek için üç yıldır beklediklerini belirterek, “Doktorları tedaviyi planlamaları için bu MR’ı bizden istiyorlar.

Bebekler İlaçlı MR Kuyruğunda

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Kliniği’nde ağlayan bebeklerini avutmaya çalışan anne ve babalar ilaçlı beyin emarı çektirebilmek için yıllar önce aldıkları randevu sırasının kendilerine gelmesini bekliyor. Bebeği epilepsi hastası olan Barış Tavşan, MR çektirmek için üç yıldır beklediklerini belirterek, “Doktorları tedaviyi planlamaları için bu MR’ı bizden istiyorlar.

Oruç tutacaklara(dikkat)öneriler

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat Göral, ramazanda sıcaklığa bağlı olarak aşırı terlemeyle su kaybının fazla olduğuna dikkati çekerek, ''Oruç tutanlar iftar ve sahurda mutlaka 2 litre su içmesi gerekiyor'' dedi.

Prof. Dr. Vedat Göral, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazanda çocuk, yaşlı, hamile, kalp ve

Uyku Sorununun Temeli Bebeklikte

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aksu, insomni (uykusuzluk) hastalarının bazılarında, uyanıklığı sağlayan merkezlerin, hormonların bebeklikten itibaren daha aktif durumda bulunduğunu söyledi.

Aksu, yaptığı açıklamada, uykunun insan yaşamında çok önemli olan bir dönem olduğunu kaydetti.

Ani uyku atakları hastalık habercisi

Ani uyku atakları geçirilmesinin sebebinin, oreksin hormonu eksikliğinden kaynaklanan narkolepsi (gündüz aşırı uyku eğilimi) olabileceği vurgulandı.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aksu, narkolepsi (gündüz aşırı uyku eğilimi) hastalarının olur olmaz yerlerde kendilerini engelleyemeyecekleri şekilde uyku atakları

Çok Sayıda Benleri Olanlar Güneşten Sakınmalı

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, açık, beyaz bir ten ile cildinde 50'nin üzerinde ben bulunanların güneşe fazla maruz kalmasının ölümcül olabileceğini bildirdi.
Çetinkale, yaptığı yazılı açıklamada, ozon tabakasının incelerek ''ultraviyole B ışınlarının''

Anne-babalara özel not

{mosimage}  Çocuğunuzun durumunu değerlendirmede gerçekçi olmaya gayret ediniz. Çocuğunuza karşı anlayışlı  olunuz. Çocuğun kendisini epileptik değil de epilepsisi olan (diabeti, hipertansiyonu, tüberkülozu olan vb.) bir kişi olarak görmesini sağlayınız.

  Genellikle pek çok epilepsili çocuğu davranış ve kişilik açısından diğer çocuklardan ayırt etmek mümkün değildir. Epilepsi nöbetleri genellikle dış faktörlerden etkilenmezler ve ansızın ortaya çıkarlar. Çocuğun üzülmesi, isteğinin yerine getirilmemesi, iştahsızlık, çok terleme veya terli halde su içme gibi durumlar nöbetlerin oluşmasında rol oynamazlar. Bu nedenle anne-babanın kendilerini suçlamalarına ve aşırı koruyucu ve kollayıcı davranmalarına gerek yoktur. Bu tutum çocuktaki girişimciliği önler ve aşırı korunan bir çocuk toplum içinde anne-babası gibi koruyucular bulamayacağı için geçimsiz bir erişkin olmaya adaydır. Aşırı koruma epileptik çocuk için olduğu kadar, kardeşleri tarafından kıskanılmasına yol açacağından aile içi sorunlar da yaratacaktır. Epileptik çocuğunuza ilginiz, diğer çocuklarınıza olan ilginizden az veya çok olmamalıdır. Ona özel muamele yapmayın. Sevginizi, disiplin anlayışınızı, dikkat ve ihtimamınızı eşit bölüştürün. Birine bir sorumluluk verdiğiniz zaman, diğerlerine de ona benzer bir sorumluluk verin. Şüphesiz bu sorumluluklar yaşlarına ve yeteneklerine uygun olmalıdır. Epilepsisi olan çocuğunuza gereğinden fazla ilgi göstermeye gerek yoktur. Ailenin tüm fertleri bu durumu olgunlukla ve tebessümle karşılamalıdır. Çünkü koşulacak mesafe uzundur.

  Çocuğunuz için her şeyin mükemmel olmasını isteyen sizler için epilepsi tanısı önceleri bu rüyanızı yıkan kabus gibidir. Çoğu anne-baba gibi siz de kendi kendinize “Neden benim çocuğumun epilepsisi var?” diye soruyor, bazen kızgınlık, bazen korku, bazen de suçluluk duyuyorsunuzdur. Bunları hissetmeniz gayet doğaldır. Hislerinizi yenmeye çalışmanız çocuğunuza yardım etmenizi kolaylaştıracak ve ailenin beraberce olgunlaşmasını ve yakınlaşmasını sağlayacaktır. Anne baba hislerini kendi aralarında açıkca konuşmalı ve gerekirse doktorundan yardım istemelidir.

  Çocuğunuza karşı karşıya kaldığı sorunu anlatırken yaşını dikkate alın. Çocuğunuz nöbetlere yol açan bir hastalığı olduğunu bilmelidir. Olayın nedenlerini anlayabileceği kadar anlatın. Üç-dört yaşlarındaki çocuklar bile beynin vücudumuzun merkezi olduğunu ve değişik organlarımıza yapılmasını istediği şeyler hakkında emirler gönderdiğini anlayabilirler. Ancak bazen beynin gönderdiği acayip emre vücudumuz uymak istemese bile itaat etmek zorundadır. İşte kasılmaların nedeni budur. Ancak çocuğunuzun yaşı ne olursa olsun sorunun hem bugün hem de yarın geçmeyeceğini öğrendiği zaman hissedeceği olumsuz duygulara karşı onu rahatlatmak zorundasınız. Size "Neden ben?" diye soracaktır. Sizin olayı kabullenmedeki beceriniz, gerek kendi gerekse çocuğunuzun hislerini kontrol edebilmeniz, çocuğunuzun söz konusu duruma karşı reaksiyonunu çok etkiler. Bu aşamada kendisi gibi krizleri olan bir çocukla buluşturmanın kendisine güvenini artırması açısından büyük yararı olacaktır. Bir kez daha vurgulayalım: kızmak, suçluluk hissetmek veya gelecekten korkmak gayet doğaldır. Her sorununuzu doktorunuzla görüşünüz.

  Epilepsi bir derttir, ancak dünyanın sonu demek değildir. Siz çocuğunuzdaki epilepsiyi yok saymaz, bundan ürkmez, bu durumu mutluluğunuzu alt üst eden bir felaket olarak görmezseniz çocuğunuzun ruhsal ve fiziksel sağlığı açısından gerekli temel koşulları oluşturabilirsiniz. Ancak bu koşullarda doktorunuz bilgi ve becerisini başarılı olarak uygulayabilir. Tıbbi durumunuzu konuşacağınız tek kişi doktorunuz olmalıdır. Her şeyi tek başınıza çözmeye çalışmak sizin için zor olacaktır. Böyle davranmak zorunda değilsiniz. Çevrenizde dostlarınız var. Ayrıca unutmayınız ki her çocuk gelecekte, toplum içinde kendi yerini alacaktır. Ona sorunu ile barışık yaşamayı öğretebilirseniz, topluma mutlu ve başarılı bir insan kazandırmış olursunuz.
 

Makalelerim

Forumlarım


    Çevrimiçi üyeler

    Şu an 12 üye ve 73 misafir çevrimiçi.

    Çevrimiçi kullanıcılar

    • Anjelique
    • ASLI
    • karmoko
    • epileptic
    • murat
    • DİLEK
    • selda
    • özge
    • ALPARSLAN
    • fatihgun06
    • abdal
    • SUDE

    Yeni Üyeler

    • esrun_25
    • ALPARSLAN
    • rosem
    • abdal
    • annecigim