Epilepsi ve Ben
Engellilerle derdiniz ne, onları neden engelliyorsunuz?

Devlet İstatistik Enstitüsü Kurumu (DİEK) ülkemizde şu veya bu şekilde 8 milyon engelli vatandaşımızın olduğunu belirtiyor.

Bunların içerisinde yine DİEK verilerine göre 690 bin engellinin eğitime ihtiyacı var. Bu veriler elde edilince 2005 yılında çıkartılan 5378 sayılı Özürlüler Kanunu gereğince engellilerin eğitim masrafının karşılanması hakkı verildi.

Engellilerle derdiniz ne, onları neden engelliyorsunuz?

Devlet İstatistik Enstitüsü Kurumu (DİEK) ülkemizde şu veya bu şekilde 8 milyon engelli vatandaşımızın olduğunu belirtiyor.

Bunların içerisinde yine DİEK verilerine göre 690 bin engellinin eğitime ihtiyacı var. Bu veriler elde edilince 2005 yılında çıkartılan 5378 sayılı Özürlüler Kanunu gereğince engellilerin eğitim masrafının karşılanması hakkı verildi.

''Evlerinizi 15 dakika havalandırın'' önerisi
Türk Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Radyasyon
Sağlığı ve Güvenliği Dairesi Başkanı Dr. İsmail Arıkan, ''Eğer
evlerimizi günde en az 15 dakika havalandırmazsak akciğer kanserine
neden olan radon gazını solumuş oluruz'' dedi.

Arıkan,
TBMM Çevre Sorunlarının Araştırılarak Sürdürülebilir Çevre Politikası
İçin Alınması Gereken Önlenmelerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis
Sadece yediklerimiz mi zehirler sanıyorsunuz?

Rengarenk giysilerimizin, hatta masum beyaz tişörtün bile vücudumuza ne kadar çok kimyasal soktuğunu biliyor muydunuz?Bütün pamuklu giysilerde klor kullanılarak önce beyazlatma işlemi yapılıyor. Sonra da giysilerin istenen rengi alabilmesi, yani boyama işlemi için, dioksin, hidrojen, peroksit, formaldehit gibi ağır metaller kullanılıyor.

Depresyon D vitamini eksikliğiyle bağlantılı

D vitamini eksikliği, özellikle yaşlı kimselerde depresyon riskini artırabiliyor...
Amsterdam’daki Vrije üniversitesi uzmanlarının 65 ila 95 yaşlarındaki 1282 kişi arasında yürüttüğü çalışma, depresyona uğrayan veya psikiyatrik sorunları olan kimselerde D vitamini eksikliği bulunduğunu gösterdi. Depresyondaki kimselerde D vitamini oranının, diğer insanlardan yüzde 14 düşük olduğu belirlendi.

Yumurta alerjisine dikkat!

Bayındır Hastanesi Söğütözü Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof.Dr.Yaşar Anlar, besin alerjilerinin yüzde 30’unun yumurtadan kaynaklandığı, alerji belirtisi görülmesi halinde acilen doktora başvurulması gerektiği bildirildi.


Prof.Dr.Yaşar Anlar, insan sağlığını tehdit eden etkenlerden birinin de çeşitli nedenlerden kaynaklanabilecek besin alerjileri olduğunu belirtti.

ANKİLOZAN SPONDİLİT (OMUR İLİK EKLEM İLTİHABI)

Ankilozan ; eklem birleşmesi, spondilit;omurga iltihabı anlamına gelir. Ankilozan spondilit; özellikle omurgaları tutan, ağrılı, ilerleyici kronik romatizmalbir hastalıktır. Esasen omurgayı etkilemekle beraber, diğer eklemleri, kiriş ve tentonları da (kasların kemiklere yapıştığı bölüm olan bağları ) etkiler. Nadiren göz, akciğer, bağırsak ve kalbide etkişleyebilir. Söz konusu bu eklem, tendonlar ve kirişlerde başlayan iltihaplanma, ankilozan spondilitin de başlangıcını oluşturur. Bu rahatsızlıkta en sık etkilenen bölge leğen kemiği bölgesidir. Ama bel, göğüs ve boyundaki kemikler de farklı zamanlarda etkilenebilir. Zaman içerisinde kuyruk sokumundan başlayıp, boyuna kadar uzanan tam bir tutulum da olabilmekle fakat bu derece bir tutulum nadiren gerçekleşmektedir.  Ankilozan spondilit kimlerde görülür? Ankilozan spondilitin kişilerde görülme ihtimali binde birdir. Bazen kadınlarda da görülmekle birlikte genelde erkeklerde görülür. Rahatsızlığın hissedilmeye başladığı yaş ortalama 20-25’tir. Daha erken veya daha geç de görülebilir.  Ankilozan spondilitin  nedeni nedir? Rahatsızlığın nedeni tam olarak bilinmiyor. Araştırmalarda, ankilozan spondilit hastalarının % 96’sında benzer genetik hücre işaretleyicileri yani HLA-B27 geni olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber HLA-B27 genine sahip olan herkeste ankilozan spondilit olur diye bir kural yoktur.  Bu hastalığın belirtileri nelerdir? Tipik belirtilerden bilinen bazıları; ·        Haftalar veya aylar içinde yavaş yavaş artan bel ağrıları olur.·        Sabah kalktığında belde ağrı ve hareket kısıtlığı olur.·        Bu durumun her türlü önlem alınmasına rağmen üç aydan daha uzun süre bazen artarak devam etmesi.·        Hareket ve egzersiz yapıldığında şikayetler azalırken, hareketsizleştikçe (dinlenmeye geçildiğinde ) şikayetlerin artması. Burada durum mekanik bel ağrılarının tam aksine gelişir. Örneğin bel fıtığı rahatsızlığı yaşayan bir hastanın bel ağrısı, hareketlendiğinde artar, dinlendiğinde azalır. ·        Erken evrelerde,bu tür ağrılarla birlikte kilo kaybı da görülebilmektedir.·        Bu ağrılar bu kısıtlıkla birlikte sürekli yorgunluk hissi oluşur.·        Bu ağrılarla birlikte geceleri hafif ateşlenmeler ve gece terlemeler yaşanır.·        Ağrılar, gece dinlenmeye geçildiği ve sabah kalktığı vakitlerde daha net bir şekilde ortaya çıkar.·        Bazen belde bir tür ağrı ile birlikte bazen de baldırlarda gezici ağrılar olur.·        Kimi vakalarda bu rahatsızlık topukta yaşana bir ağrıyla başlar.·        Kimi vakalarda kişide göğüs ağrısıyla başlar. Tüm bunlar vücudun bir bütün olması sebebiyle eklemlerde yaşanan deformasyonun yerine ve etkilediği bölgeye göre değişiklik arz etmesinden ibarettir. Ankilozan spondilit diğer organları etkiler mi? Ankilozan spondilit rahatsızlığının dolaylı dolaysız tüm vucudu etkileyeceği bir gerçektir. Bu genel etkileşimin yanında belirgin olarak gözleri, akciğeri ve kalbi etkilediği tespit edilmiştir. Ancak şu var ki  bu etkileme hayatı tehdit edici bir etkileme değildir. Akapunktur ve ankilozan spondilit tedavisi  Ankilozan spondilit akapunktur ve lazer tedavisi ile en iyi cevap aldığımız romatizmal hastalıkların başında geliyor. Akapunktur, enflamasyonu önlenmesi ve vücut direncinin artırılarak hastanın romatizmal reasksiyonlara karşı direncini doğal ve en üst seviyeye çıkartan bir tedavi metodudur. Ankilozan spondilit vakası olan bir hastada akapunktur tedavisinin bilinen üç temel etkisi şunlardır; ·        Birincisi antiemflamatuar ( alevlenmeyi önleyici özelliği ) ·        İkincisi; ödem çözücü özelliği,·        Üçüncüsü; omurga, kas bağlardaki biğomekanik dengenin ve esnekliğinin geri kazandırılması özelliği.   

Bu üç temel etki sonucu, özellikle genç ve orta yaştaki hastalarda daha iyi cevap alabiliyoruz. Deformasyonunu yakaladığımız safhada durdurabiliyor veya yavaşlatabiliyoruz. Hatta deformasyon ( şekil bozukluğu ) başlamış genç hasta gruplarında geriye dönüş bile olmaktadır. Hastalarının kullanması gereken ilaç sayısı da azalıyor veya ihtiyaç duyulmuyor. Ayrıca akapunktur, diğer bir çok olumlu etkisiyle bütün hücrelerde tamir bakım ve onarım faaliyetinin başlamasına sebep olduğu gibi bağışıklık sistemini de kuvvetlendirerek hastalığa karşı hastanın direncini en üst seviyeye çıkarıyor.

 

Örnek hastalar: SUNA PEKUYSAL,METE IŞIKARA, CANSEVER BİRDE ARKADAŞIM PEMBE BAYRAM

 

Makalelerim

Forumlarım


    Çevrimiçi üyeler

    Şu an 8 üye ve 20 misafir çevrimiçi.

    Çevrimiçi kullanıcılar

    • murat
    • pesimist_abher
    • buyruk
    • ilknurkaymak
    • meryem
    • BAHADIR
    • annecik
    • adigelibya

    Yeni Üyeler

    • nil
    • kafkass
    • guşez
    • demir
    • metehan