İnsanoğlu kendini bildi bileli doğaya karşı hep mücadele vermiştir. Diğer
canlılardan farklı ve üstün tarafı olan beyin ön bölgesini kullanarak önce
ateşi kullanmayı öğrenmiş. Oysa doğada bulunan etçil-memeli hayvanlar eti ciğ
yiyorlar. Ama insan vücudunun çalışması etcil canlılarla aynı. Bu bir farklılık
oluşturuyor mu?
Memeli hayvanlarda damar tıkanıklığı sonucu kalp krizi ya da inme
görülmüyor. Damar tıkanıklığı, damar iç yapısının (endotel) bozulmasıyla
başlıyor. Doğada en iyi damar koruyucu madde C vitaminidir. Hayvanlar kendi C
vitaminini yapabiliyor. Ama insan bünyesi yapamıyor. Dışarıdan besinlerle almak
zorunda. Neden ?
Hayvanlar neden mide ülseri olmuyor ?
Doğal dengeleri korunan hayvanlar çok sağlıklı. Ancak doğal ortamları
insanlar tarafından deneysel olarak bozulan hayvanlar aynen insanlar gibi hasta
oluyorlar.
Sonuç olarak insanları hasta eden olay, doğa dışı yaşam tarzıdır. Bunun
vücuttaki mekanizması allostaz (yanlış uyum)dır. Allastaz kontrolü ise beyin ön
bölgesi tarafından yapılır.
HPA (hipotalamo-hipofizer-adrenal) denilen ve memeli hayvanlarda da bulunan
yolun normal işleyişi ile vucüt bütünlüğü için gerekli olan enerji sağlanır
(homestaz). HPA yolu, kendini koruma içgüdüsü yaratan tehlikelerle (korku,
saldırıdan kaçma) ve çevre şartlarının çok değişmesiyle (aşırı soğuk) etkin
hale gelir. Amacı değişen ortama bedenin uyumunu sağlamaktır. Bu yolun etkin
olmasıyla kan şekeri yükselir, kan basıncı (tansiyon) artar, kolesterol düzeyi kanda
yükselir, kalp hızı artar, vücudun savunma-bağışıklık sistemi aktif hale gelir
ve kanda bir çok maddenin düzeyi artar ya da azalır.1,2 Normalde geçici süre ve yaşantımız süresince
gereken durumlarda etkin olması beklenir (allostaz). HPA yolunu kontrol eden beyin
bölgelerinin duyarlı hale gelmesi ya da kimi gıdaların sıkça alınması sonucu
etkinliği artar (allostatik yüklenme). Bu durum çokça bilinen hastalıkların
başlangıç dönemini oluşturur. Bu yolun aşırı etkinliği sonucu duyarsız hale
gelmesi (allostatik aşırı yüklenme) ile hastalıklar ortaya çıkar. İşte
hipertansiyon, diyabet, astma, guatr, allerjik hastalıklar, kalp-damar
hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, ruh hastalıkları, kimi cilt
hastalıkları, bağışıklık (immünolojik) sistemi hastalıkları, mide-barsak
hastalıklarının altında yatan asıl neden HPA yolundaki duyarsızlaşmadır.1,2,3,4,5
Beyin duyarlılığından başka, alınan kimi besinler, HPA yolunu
etkinleştirebilirler. Bu besinlerin başında basit şekerler gelmektedir.6 Sofra, kesme,
toz, akide şekerleriyle, lokum, reçel, bisküvi, gofret, çukulata, yaş ve kuru
pastalar, şekerli içecekler, tüm hamurlu ve sütlü tatlılar basit şeker
içerirler (basit karbonhidrat). Geçirdiği milyonlarca yıllık evrim süreci
içinde, doğada bulduğu et (protein) ve sebzelerle (birleşik karbonhidrat)
bünyesini oluşturan ve çalışmasını bu besinlere göre ayarlayan insanoğlunun
basit şekerle yaygın biçimde tanışması 200 yıl önceye dayanmaktadır.
Protein ve sebzelerin midede başlayan sindirimi, karaciğerde devam eder. Beynin
temel yakıtı olan kan şekeri düzeyi ılımlı olarak yükselir. Gene ılımlı bir
ilişkiyle insülin bu düzeyi ayarlamada yardımcı olur. 4 saatlik bir süreç
normal bünyenin et ve sebze sindirimi için yeterli olur. Normal insan
bünyesinin alıştığı sindirim alışkanlığı budur. Ancak basit şekerlerin
sindirimi daha ağızda başlar, aniden kan şekeri yükselir ve buna tepki olarak
insülin kanda düzeyi artar. Şeker hızla düşer ancak insülin, milyonlarca yılın
verdiği özellik nedeniyle, bu hızlı düşüşe ayak uyduramaz. Kandan çekilmesi
daha uzun sürer ve kan şekeri normal sınırların altına iner. Kan şekerinin
normal sınırların altına düşmesiye alarm durumuna geçilir. Bu durumda HPA yolu
etkin hale geçerek karaciğeri, depo şekerini salması için uyarır. Bu arada
şeker ile birlikte kolesterolde kanda yükselir.6,7,8,9
Sıkça yenilen şekerler ve özellikle beraberinde hamurişleri de varsa,
allostatik yüklenmeye neden olurlar 6,9
Vücudumuzun basit şeker alımına-kesinlikle- gereksinmesi yoktur ve
hastalıkların oluşmasının önemli unsurlarından biridir.
Hamurişi ve tatlılara düşkün olan kişiler, kendi HPA yolunu yaşamı boyunca
sıkça etkin hale getirirler. Aile ve çevre etkisiyle gelişen beslenme
alışkanlıkları sonucu kimi insanlar şeker bağımlısı haline gelebilir.
Allostaz etkisiyle kanda artan hormonlardan adrenalin ve cortizol, beyin
duyarlılığını geçici süre normale döndürmesi nedeniyle insanlarda bağımlılık
oluştururlar. Yenen şeker, oluşan allostaz ile salınan adrenalin ve kortizol,
kişinin duyarlılığını azaltacak, oluşan geçici iyilik hali beynin şekerli
gıdaları ve dolayısıyla allostazı etkin hale getirmesini isteyecek ve bunun
sonucunda şeker bağımlısı haline gelecektir. Beyin ön bölge duyarlılığı olan
kişiler kafa darbesi gibi beyin duyarlılığını arttıran diğer nedenlerle
karşılaşırsa, zaten sıkça etkin olan HPA yolunun bozulma sürecini hızlandıracak
ve sonuçta hastalıklar gelişecektir. (Hafif kafa darbesi, sonradan gelişen
kişilik bozukluklarının ve beyin çalışması ile ilgili sorunların önemli bir
nedenidir) 10,11,12,13
Yapılan bilimsel çalışmalar, beyin ön bölge duyarlılığının madde ve alkol
bağımlılığıyla ilişkili olduğunu göstermektedir.14,15,16 Bağımlı
olunan madde, doğrudan kendisi ya da dolaylı olarak kanda arttırdığı adrenalin
ve cortizol ile beyindeki duyarlılığı geçici süre uyararak iyilik hali sağlar. 17 Dikkat eksikliği olan çocukların bilgisayar
oyunlarına dikkatlerini çok iyi vermelerinin nedeni, heyecan ile birlikte kanda
düzeyi artan ve beyin ön bölgesini uyarıp geçici iyilik hali sağlayan adrenalin�dir.
İnternet bağımlılığı, tehlikeli spor bağımlılığı, vb.. Durumlarda da aynı
yöntem etkilidir. Sigarada bulunan nikotin, kahvede kafein, çayda tein bilinen
ve günlük yaşamda sıkça kullanılan uyarıcılardır. Şeker bağımlılığı da
bunlardan biridir. Sonuçta, beyin ön bölge duyarlılığını düzeltmeden, ciddi
bağımlılıklardan kurtulmak neredeyse olası değildir. Bağımlılıktan vaz geçilse
bile, beyin ön bölge duyarlılığı nedeniyle hissedilecek yoksunluk diğer
yakınmaların oluşumuna neden olacaktır.14,15
Beyin ön bölgesi, duygu, düşünce ve davranışları belirlemek için beynin diğer
bölgeleriyle ilişki halindedir. Yaşamın ilk 20 yılı içinde gelişmesi tamamlanan
beyin ön bölgesi, geçen bu süre içinde sürekli öğrenme halindedir. Yaşanan
deneyimler, beyin ön bölgesi aracılığı ile ilgili beyin bölgelerine aktarılır
ve orada depo edilir. Gerekli olduğunda depo bilgileri beyin ön bölgesi
tarafından kullanılarak duygu, düşünce ve davranış biçimleri belirlenir.
Örnegin, uçak, kapalı yer, küçük hayvan, yükseklik korkuları yaşanan
deneyimlerin bellekte olumsuz bir biçimde depo edilmesi sonucu beyin ön
bölgesine olumsuz olarak yansıyacak, bunun sonucunda korku duygusu,
kaçma-kurtulma düşüncesi ve sinirsel gerginlik davranışları ortaya çıkacaktır.
Burada sinirsel gerginliğin davranışlara yansımasının nedeni, HPA yolu
etkinliğidir. Bu yöntem panik atak, anksiyete, depresyon gibi ruhsal
hastalıkların bedende görülen yakınmaların temel kaynağını oluşturur.18
HPA yolu, memeli hayvanların ortak özelliğidir.19
İnsanlardan ayrılan tarafı, beyin ön bölgesi ve bellek (temporal) bölgelerinin
çok daha zayıf oluşudur. Bu nedenle memeli hayvanlarda, HPA yolunu kontrol eden
beyin ön bölge hakimiyeti belirgin olmadığından ve beyin ön bölgesi iyi
gelişmemesine bağlı olarak kendi besin dağarcığını insanlar gibi
geliştiremediğinden zorunlu olarak sağlıklı kalmaları nedeniyle tansiyon
yüksekliği, şeker hastalığı, kolestrol yüksekliği, panik atak, astma, mide
ülseri, allerjik hastalıklar vb.. Görülmez. Süregen (müzmin) hastalıklar insana
özgüdür. Çünkü insan beyni farklıdır. Farklılığı yaratan en önemli unsur, insan
olma özelliği veren, beyin ön bölgesidir (prefrontal korteks).
Bu bölge ve HPA yolu ile ilgili yapılan bilimsel araştırmalarda, son
yıllarda önemli artışlar gözlenmektedir. Hastalıkların, beyin çalışma
bozuklukları sonucu vücudun kontrolünün bozulması ile ortaya çıktığı gerçeğine
her gün biraz daha yaklaşılmaktadır. Bugün, doktorlar tarafından sıkça
reçetelenen ve devletin sigorta sistemleri tarafından ödenen ilaçların hemen
tümü nedene (beyin duyarlılığı) değil sonuca yöneliktir. Tansiyon, şeker ve
kolesterol yükseklikleri, nefes darlığı, baş ağrısı, baş dönmesi, yaygın vücut
ağrıları, allerji birer sonuçtur. Beyin ön bölge duyarlılığı var oldukça ve HPA
yolunu uyaran beslenme tarzı sürdükçe, hastalıklarda sürecek gibi
görünmektedir.
Doğa, doğal olarak sunduğu besinler yerine rafine ürünleri tercih eden ve bu
nedenle sağlıklarını kaybeden insanlara tedavi olanağını da sunuyor. Adaptojen
/uyum sağlayıcı) maddeler, doğada bulunan şifalı madde ve otlarla yapılan, HPA
yolu bozukluklarında kullanılması önerilen, yeni bilimsel çalışmalarda
yararları sık sık gündeme gelen bir tedavi şeklidir. En önemli özellikleri yan
etkilerinin çok az ya da hiç olmasıdır.20
Ancak üretilme tekniklerinin özensiz olması nedeniyle etkin olup olmadıkları
konusunda şüpheler vardır. Örnegin sarımsak, içerdiği allisin nedeniyle
antioksidan ve antibiyotik özellikleri vardır. Halen piyasada yer alan kimi
sarımsak tabletlerinin allisin içermediği, mide asidine koruyucu tabakasının
olmadığı, olanlarında mide sonrası ince barsaklarda açılamayıp doğrudan dışarı
atıldığı bilinmektedir 21,22 Ayrıca
sarımsak tozu allisin içermediğinden hiçbir yararı yoktur. Bu konu ile ilgili
ülkemizde ciddi bir denetime gereksinim vardır. Diğer bir örnek, üzüm vb..
Bitkilerde bulunan resveratrol�dür. Kararsız yapısı nedeniyle ışık, sıcaklık ve
oksijenden etkilenerek yapısı değişir.23
Harvard üniversitesinde yapılan bir araştırmada, ABD�nde piyasada bulunan çoğu
resveratrol içerikli hapların etkisiz olduğu saptanmıştır. Bir çok faydaları
olan bu doğal maddenin hap olarak hazırlanması ile ilgili ciddi sıkıntılar
olması, hastaların fayda görmemesi sonucunu doğuracak, doğal tedavilere olan
inancı sarsacaktır.
HPA yolu tedavisinde, öncelikle doğal beslenme biçimi uygulanmalı, bu
konuyla ilgili olan hekimlerden hasta ya da kişiye özel çözümler istenmelidir.
Dr Güçlü ILDIZ

